Image etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster
Image etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster

22 Ağustos 2020 Cumartesi

Mudman

Sosyal medyadaki superkahraman geyiklerinden biri de bazi cizgi romanlardaki villianlarin aslinda ne kadar karizmatik-guclu olduklari muhabbeti. Bunun bariz bir nedeni var: kotu ne kadar guclu olursa ve kahraman ne kadar 'underdog' kalirsa hikaye o kadar guzellesmekte.

Hem Batman hem de Orumcek Adam evrenindeki bu konumdaki karakterlerden biri Kumadam yahut  Clayface. 

Benzer ozellikleri olan bu kotulerin hikayeleri ve guclerinin yeterince kullanilmadigina ve eger kahraman konumunda olsalar cok daha verimli hikayeler cikabilecegini dusunen  Paul Grist'in  yarattigi bir kahraman Mudman (CamurAdam). 

Ingiltere'nin kucuk bir kasabasinda siradan bir hayat geciren liseli Owen'in bir kaza eseri camuradama donusmesinin hikayesi. 



Grist'in ilginc cizgisi ve dinamik panellemelerine ragmen Image Comics'den 9 sayi kadar yayinlanabilmis. Bence iki problemi var serinin, birincisi hikayenin cok klasik olmasi liseli Orumcek Adam'in hikayesiyle cok ortusmesi (sinif kabadayisina kadar) ikincisi de oldukca kisitli bir cografyada -Ingiltere'nin cok kucuk bir kiyi kasabasi- gecmesi. 

Bu yuzden erken ve genc yasta emekli olmus bir kahraman camuradam. 

 





7 Kasım 2019 Perşembe

Angela

Angela ile Guardians of the Galaxy'nin Bendis sayilarinda karsilastim.


Ama bir gariplik vardi; hem ismi hem de orjin hikeyesini anlatirken kurdugu orgu ne Bendis anlatimina ne de genel Marvel hikayelerine uyuyordu. Zira ana akim cizgi romanlarda teolojik cagrisimlar yapabilecek hikayeler ya ustu ortulu anlatir ya da etrafindan dolasilarak. Oysa Angela, Heaven - Cennet denilen bir yerden nasil oldugunu bilmedigi bir sekilde geliyordu ve nasil dunyada Cennet hakkinda hikayeler anlatiliyorsa Cennet'de de Dunya hakkinda hikayeler duymustu.



Isin aslini kapaktaki notla aydinlandi, meger tum Angela kurgusu ve orjini  1993'de Neil Gaimann tarafindan yaratilmis. Todd McFarlane, Spawn icin degisik yazarlari davet ettigi sayilarindan birinde  Gaiman Angela ve diger bazi yan karakterler yaratmis.



Isin trajikomik yani ise Marvel'dan benzer sikayetler yuzunden ayrilip Image kurucularindan biri olan McFarlane'in benzer bir sekilde Angela karakterinin ustune yatmasi ve Gailman'la davalik olmasi... Mahkemeyi kazanan Gailman sonraki surecte Angela karakterini de Marvel'a satar. Olayin detaylari icin :

https://en.wikipedia.org/wiki/Angela_(comics)





6 Mayıs 2019 Pazartesi

The Goddamned

Jason Aaron'in Cain'in hikayesini bambaska bir sekilde anlattigi cizgi roman "The Goddamned" okundugunda yakin zamanlarda cekilmis benzer konulu bir filmi hatirlamamak mumkun degil: Aronofsky'nin Noah filmi. 



Film Nuh'un hikayesini alisilmisin disinda bir bicimde anlattigi icin hem tuhaf bulunmus hem de kimi dini cevrelerce elestirilmisti. Oysa Aronofsky'nin yaptigi extra-Biblikal denen Bible disindaki (kimi apoktifal olarak nitelenen, ortadoks Hristiyanlarca kabul edilmeyen) kaynaklarin anlattigi hikayeyi perdeye tasimasiydi. Bu literaturun en onemli sahislarindan birinin yani Enoch'un filmin anahtar karakteri olmasi da bosuna degildi. 

Jason Aaron da cizgi romanda ayni seyi yapmakta ve ektra-Biblikal kaynaklari hikayelestirmekte. Yine bu literaturun onemli  kisisi Enoch'a da gonderme yapmakta: buna gore tekerlek-demiri isleme gibi teknolojileri Enoch'un zamanindan beri gormedigini soylemekte Cain (zira bu mitolojiye gore insanlik bu bilgileri bizzat Enoch'a borculudur). 



Devler olarak nitelenen Nephilim de benzer bir literaturun urunudur, "dusmus" meleklerin yoldan cikarak insanlarla uremesinden dogan bu yari-ilahi yaratiklar bir yanlariyla insanlari bir yanlariyla ilahi yaratiklari/dunya otesi katmanlari temsil etmektedir. Hic bir insanin veya doga olayinin olduremedigi Cain de bu yuzden kendini ancak bir Nephilim'in oldurebilecegine inanmaktadir. 


Islami mitolojideki Harut Marut da kendilerine insani nefisler verildiginde yoldan cikan (dusen) ve insanlarla nesilleri karisan meleklere denk gelmektedir. (Aslinda bu fikri en guzel degerlendirip yeniden yorumlayan ise Garth Ennis ve Preacher'da kullandigi Genesis fikridir bence. Tum hikaye bir melegin yoldan cikmasiyla baslar )

Son olarak Cain'in sikca silah olarak kullandigi cene kemiginin de Biblikal mitolojide onemli bir yeri oldugunu vurgulamak lazim; Bible kahramani Samson bir essegin cenekemigini silah olarak kullanarak buyuk bir Filistin ordusunu yenmistir bu mite gore. 



Devami henuz gelmese de The Goddamned ilk albumu hem cizimleri hem de hikayesiyle Amerikan comics dunyasinda gormeye cok aliskin olmadigimiz bir eser. Cok katmanli gondermeleriyle daha cok bir BD albumu tadi birakti bende. 


  





3 Mart 2019 Pazar

Savage Dragon

1992 yilinda Amerikan cizgi roman piyasasi buyuk bir kirilma yasadi. Marvel'in (ve tabi DC'nin de) cizgi roman ureticilerine emeklerinin karsiligini yeterince vermemesi ve yaratici serbesiyet tanimamasi suclamasiyla 6 populer sanatci kendi karakterlerini yaratmak, yazip cizmek amaciyla Image Comics semsiyesi altinda birlesti. Bu sadece bir semsiye sirketin adiydi zira her sanatcinin bir studyo-sirketi vardi ve tum urettiklerine boylece direkt olarak sahip oldular. 

Bunlar arasinda en bilinen sanatcilar olarak  sanirim Jim Lee'yi ve sonrasinda da Todd McFarlane'i saymak gerek. 

Bir de McFarlane'den sonra gelen Orumcek Adam cizeri olarak adini duyuruan Eric Larsen var elbette.  Orumcek Adam cizeri olarak buyuk populerlik kazanan Larsen de bu yildan itibaren kendi yarattigi, yazip cizdigi Savage Dragon ile okuyucunun karsina  cikti. 

Image'in ilk kurulus yillarinda bu studyolarda yaratilanlardan Spawn belki de en meshuru, istikrarlisi oldu. Savage Dragon ise o yilllardan beri istikrarli bir sekilde yayinlanmasina ragmen buyuk bir cikis yapamadi bir turlu. Yillardir bu basligi cizgi roman dukkanlarinda, internet sitelerinde gormeme ragmen pek de merak etmemistim acikcasi. Kismet buguneymis. 

Larsen benim okudugum ilk sayilarda o cok bilinen Orumcek Adam cizgilerinin istikrarli bir devamini sunmakta:  Savage Dragon'un yuzune dikkatli bakinca Peter Parker'i, kitapdaki kimi kadin karakterlere bakinca da Larsen'in MJ'ini gormemek olanaksiz. 

Peter Parker mi o ? 

MJ ??

Savage Dragon'a supheyle bakan atesli gazete sahibi... bir yerden tanidik ama :)

Larsen'in cizgileri superhero genresi icin bicilmis kaftan; abartili kaslar, devasa silahlar, harika aksyon sahneleri, mukemmel gokdelen manzaralari-perspektifleri ve bol bol splash sayfalar ciziyor. Sayfalarca superhero kapismasi okumak icin birebir Savage Dragon.





Ama yine de eksik birseyler var; Dragon super guclere sahip bir polis memuru. Gecmisi bilinmiyor, hafizasini yitirmis durumda. Kostumlu super kahramanlarin ve kotulerin dolu oldugu bir evrende kotulerle mucadele ettigi kadar cevreye verdikleri zarari dusunmeyen super kahramanlarla da karsi karsiya gelmekte. Tek orjinal yonu bunu polis uniformasiyla yapmasi. Ama hepsi bu iste. Cok orjinal bir hikaye, plotlar cikmiyor Dragon'in sayfalarindan. 

Zaten pek coklari halihazirda olan superkahraman evrenlerinin yetersiz bir kopyasi olmaktan oteye gecemiyor Dragon'un evreni. Busiek'in Astro City, Ennis'in The Boys, Mignola'nin Hellboy ya da  Ellis'in The Authority evrenleri superkahraman turune farkli yonlerden birseyler kattilar, bu turu donusturduler ama Savage Dragon evreni bunlara yaklasmaktan oldukca uzak, oldukca yuzeysel bir evren.

Hal boyle olunca da asli varken niye kopyasini okuyalim sorusuna cevap vermekte zorlaniyor Larsen. Sonuc olarak kendine has kucuk bir fan kitlesi sayesinde bugune dek yayin hayatina devam etmis olsa da , gecen 30 yilda crossoverlarla birlikte belki 250 sayi kadar uretilmis olsa da (su aralar satislari 3-5 bin dolaylarina galiba) cok da uzayip kisalmayacak, albenisi olmayan bir eser Larsen'inki. Superkahramanlara hayran bir fanboy'un amator bir hevesle  kendi evrenini yaratmasinin bir adim ilerisine gecemiyor. 

Keske 'author'luga soyunmasaydi dedirtiyor, her guzel cizgisi olan sanatcinin guzel hikayeleri, orjinal fikirleri olmasi imkansiz ne de olsa. 

Kapaklar: 











28 Ekim 2018 Pazar

Superman Taklitleri

Taklitler aslini yasatirmis, cizgi roman tarihinin en yasli-en sevilen ve hala populer karakterlerinden biri olan Superman'in de hem kendi yayin evi DC'den hem de cesitli rakipleri tarafindan oldukca cok miktarda pastisleri yaratildi, halen de yaratilmakta.

Bunlar kimi zaman Superman'i birebir taklit ederken kimi zaman kotu versiyonlari yahut mizahi versiyonlari oldu. Sayilari o kadar cok ki ; tam bir liste yapabilmek neredeyse imkansiz. 

O yuzden asagida en sevdigim 10 tanesini siraladim, Watchmen'in Doctor Manhattan'i gibi Superman'in de otesinde bir karakteri ya da maceralarini dunyada yasamadigindan Marvel'in Gladiator karakterini listeye almadim. Okumayanlar icin dikkat!!! bir-kac spoiler icerebilir : 

1. Sentry: Marvel evrenindeki belki de en dehset verici Superman pastisi; Ares ile olan savasi (ki buna savas denebilirse) hala akillarda. 




2. Hyperian: Sanki Superman Marvel evreninde olsa ne olurdu sorusuna cevap olarak verilmis bir karakter. Saniyorum normalde ara sira kullanilan bu karakterin son donemde populerliginin artmasinda cok basarili Avengers animasyonun da buyuk rolu var. 




3. Apollo: Warren Ellis'in yarattigi karakter ozellikle ilk hikayeleri muhtesem olan Stormwatch ekibinin bir parcasi. En onemli surpriz ise yine ekibin uyesi olan Batman pastisi Midnighter ile olan buyuk asklari :) 



4. Omni-Man: Cok basarili Invincibles cizgi romanin Superman'i. Invincible 'in babasi. Dunyamiza bir baska gezegenden tesadufen degil ozel bir amacla gonderilmis durumda (sadece bu kadarini yazalim).


5. Homelander: Bu aralar dizisini bekledigimiz 'The Boys' cizgi romanin gorup gorebileceginiz en farkli(!) , en sapik Supermen'i. Garth Ennis'in zihninin urunu elbette.  



6. Captain Dynamo: Image comics'in Superman gibi Superman'i. Ama aradaki buyuk fark karsi cinse asiri duskunlugu, bunun sonucu olarak da her biri farkli annelerden dogan cocuklarina farkli guclerini miras birakmis olmasi. Kendi hikayesinden daha cok cocuklarinin hikayesine odaklandigimiz Dynomo 5 Mahmud Asrar imzasiyla : 



7. Sun God: Marvel'dan baska bir Superman pastisi, bu sefer Sentry gibi sorunlu-guvenilmez degil Superman'in kendisi gibi tam bir 'boyscout/izci'.  



8. The Utopian: Mark Millar'in Jupiter's Legacy serisi icin yarattigi Superman; en buyuk darbeyi hic beklemedigi yerden almasiyla hikaye baslamakta. 



9. Samaritan: Superman disinda bir superman secseydim bu kesinlikle Astor City'nin Samaritian'i olurdu. Busiek ozellikle kahraminin ic dunyasini anlatarken harika bir is cikariyor, hikayelerini okumaya doyum olmuyor.  



ve favorim: 

10. The Plutonian:  Mark Waid'in muhtesem serisi Irredeemable'in kahramani. Eger dunyanin en guclu superkahramani dunyanin en guclu kotusune donusurse ne olur? Neler yapar, onu kim nasil durdurabilir sorularinin cevabini arayan muhtesem bir seri. 


14 Ocak 2018 Pazar

Elsewhere

"Elsewhere" Image comics'in yeni bir serisi; yazari Jay Faerber cizeri ise bizden bir isim: Sumeyye Kesgin. Ilk dort sayi bir cilt olarak da toplandi. 


Jay Faerber cok siradan, vasat hikayeler yazan bir isim; yarattigi superhero serileri Noble Causes ve Dynamo5'i sirf Yildiray Cinar ve Mahud Asrar ciziyor diye takip etmistim. Ne cizgiromana ne de superhero genresine birsey katabilen hikayeler degil urettikleri; cabuk uretilip cabuk tuketilen, okunduktan sonra akilda iz birakmayan, surekli kliselere basvuran sabunkopugu hikayeler. Ama bu sabunkopugu hikayelerin bir faydasi cizerlerimiz Yildiray Cinar ve Mahud Asrar'in kendilerini Amerikan comics pazarinda gostermeleri ve kendilerini gelistirmeleri oldu. Burdan sonra da Marvel-DC maceralari basladi zaten. 

Jay Faerber'in kendisi de Superhero genresinde kaydadeger birsey yaratamadigini gordu belki de ki baska seyler denemeye baslamis; adindan sitayisle sozedilen ama henuz gormedigim "Copperhead" isminde bir bilim-kurgu serisi var. "Elsewhere" ise maalesef bilimkurgu-fantazi turlerinde vasat bir hikaye yine; kahramanimiz Amelia Earhart'in kendini baska bir gezegende bulmasiyla basliyor. Biraz eskilerin John Carter ya da Flash Gordon'unu animsatan bir hikaye. Ming'i animsatan bir tiran. Avatar filmindeki yaratiklari ve gezegeni animsatan bir atmosfer. Hikayenin twistleri olmasina ya da Amelia Earhart gibi tarihi bir figuru hikayeye adapte etmesine ragmen (boyle bir Star Trek bolumu de var) orjinal olma kaygisi yok. 




Sumeyye'nin cizgileri ise oldukca doyurucu ve detayli; biraz manga-anime turune daha yakin ama Amelia Earhart'in dinamizmini-heyacanini, bambaska bir gezegenin detaylarini basarili bir bicimde yansitiyor. Umarim kariyeri Cinar-Asrar ikilisine benzer bir sekilde ilerler ve daha cok kisiye ulasacak daha kalici-guzel hikayeler resmeder.