Quality Comics etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster
Quality Comics etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster

19 Ocak 2019 Cumartesi

Galakside bir Kelle Avcisi: Strontium Dog

Nukleer savas sonrasi radyoaktif Strontium izotopuna maruz kalan dunyada bir cok mutant dogmustur; Amerikan cizgi romanlarinin aksine bu mutantlar oldukca cirkin, sekilsiz ve deformedir ve nadiren super guclere sahiptirler. (Bunlarda biri de serinin kahramani Johnny Alfa'dir. Johnny gozlerinden sactigi Alfa isinlari sayesinde duvarlarin ardini gorebilir, mutant gozleri sinirili da olsa telapati ve telekinesis yetenekleri vermektedir. Ayrica karsisindakinin yalan soyleyip soylemedigini anlayabilmekte, sinirli da olsa bazi fikirleri zihinlere telkin edebilmektedir.  )




Toplumdan dislanan, calismalari bile engellenen ve bir ozgurluk savasi veren mutantlarin yapabildikleri tek is -kimsenin yapmak istemedigi- kelle avciligidir. Boylece Search & Destroy (Bul ve Yok et) birimi en azili haydutlarin katillerin pesine duserek adeta galaksiyi temizleyen copculer olurlar. 

Goguslerinde tasidiklari SD harfleri bunun kisaltmasidir ama kimse orjinalini kullanmaz, bunun yerine mutasyona neden olan Strontium izotopuna ithafen Strontium Dogs -Strontium Kopekleri takma ismini kullanmaktadirlar. Mutantlari asagilamak icin kullanilan bu ismi mutantlar da benimsemistir. 

Jonny Alfa'nin bir de elinden cekicini dusurmeyen Viking arkadasi vardir: Wulf Sternhammer. Birlikte galaksinin en amansiz kelle avcilaridirlar. 




Buraya kadar olan ozet herhangi bir post-apokaliptik cizgi romandan cok da farkli konumlandrimiyor Strontium Dog'u. 

Ama iki onemli noktada kendisini ayristiriyor, unutulmaz bir kult cizgi roman statusune ulastiriyor. Birincisi hemen hemen butun ilk donem maceralari cizen buyuk usta Carlos Ezquerra'nin muhtesem sanati. Kucuk kisa cizgilerle taramalri, kocaman-enli burunlarla cizdigi karakterler, harika uzay ustleri-araclari tasarimlariyla cidden lezzetli bir sova donusmekte her Ezquerra sayfasi. 





Ikincisi ise siradisi hikayeleri; John Wagner'in senaryolari. Jonny Alpha kimi zaman cehennem olduguna inandiklari bir boyuta seyahat etmekteler bir suclunun pesinde , yahut gecmise yolculuk yapipp Hitlerin de pesine dusuyorlar. Siradan bir bilimkurgudan cok farkli ucuk kacik senaryolar. Westernlerden sevdigimiz 'Olu ya da Diri' ele gecirme, kelle avciligi hikayelerini tum galakside anlatmakta Wagner.  Zaman bombasi  gibi atildiginda kucuk bir bolgedeki insanlari 15-20 dakika gelecege gonderen -dolayisiyla (gezegen hareket etmeye devam ettigi icin ) uzay bosluguna gonderip olduren fantastik silahlara sahip Johnny. 


Baskahramanimiz da oyle akil sagligi yerinde ve cok ahlakli biri de degil; bir hikayesinde cikan catisma esnasinda onlari izlerken kaza kursunuyla olen bir cocugu diriltmek icin mezarindan kacirip kara buyusuyle meshur bir buyucuye goturmeyi bile deniyor.  Alistigimiz kahramanlarin aksine moral pusulasi oldukca sasmis biri. 



Quality Comics tarafindan Amerikan pazarina da 80'lerda comics formatinda sunulan SD maalesef buyuk bir bilinirlik kazanamamis Dredd gibi. Halbuki John Wagner ve Ezquerra'nin birlikte yarattigi Dredd capinda bir cizgi roman kanimca. Bunda Ezquerra'nin muhtesem sanatinin gereksiz ve beceriksiz bir sekilde renkledirilmis olmasi kadar hikayelerin donemin Amerikan okuyucusu icin fazla ucuk-kacik olmasi da bir etken bence.  




 KAPAKLAR:













29 Kasım 2018 Perşembe

Celik Pence ve Bir Intihal Hikayesi

Quality Comics'in Amerika'da yayinlamaya calistigi Ingiliz cizgi romanlarindan bahsediyorduk ( Halo Jones , Judge Dredd ) siradaki kahramanimiz Steel Claw ("Celik Pence") .

Quality Comics portfoyundeki diger kahramanlarin nerdeyse tamami Ingiliz 2000AD dergisi  materyalidir, ama Celik Pence bunlar arasinda bir istisnadir zira eski ve koklu bir Ingiliz cizgi roman dergisi olan 'Valiant' sayfalarinda 60'li yillarda dogmustur. Superkahramanlarin populerligi artarken bir Ingiliz superkahramani yaratma ihtiyaciyla dogmus (hatta kisa bir muddet super-kahraman kiyafeti giymis) ama daha cok bilim-kurgu temali senaryosu ve Ispanyol cizeri Jesús Blasco'nun harika siyah-beyaz isciligiyle uzun yillar boyunca populerligini korumustur. Kahramanimiz bir labaratuvar kazasi sonucu elini kaybetmistir ve yerine robotik bir prostetik el takilmistir. Bir baska kaza sonucu ise (evet pek guven vermeyen labaratuvarlar bunlar :) ) celik eli haric gorunmez olabilme yetenegi kazanmistir ama sadece bir elektirik kaynagina ulastiginda bunu basarabilmektedir.


Pek cok macerasi olmasina ragmen Quality Comics renklendirdigi 4 sayiyi cikarabilmistir. Amerikan pazari icin yapilan renklendirme, ufak tefek isim degisiklikleri ve maceranin genel akisini bozmayacak kare ekleme-cikarmalarina ragmen yine de kaliteli bir sonuc ortaya cikmistir. Oldukca da guzel kapaklar cizilmistir.






Yakin zamanda basilan aslina uygun bir cilt ise su anda inanilmaz fiyatlara satilmaktadir. 

....

Gelelim intihal hikayesine ; 

Intihalleriyle meshur Turkiye Cocuk dergisi de Celik Pence'yi 'Celik El' ismi altinda renkledirerek ve bazi unsurlari degistirerek yayinlamistir. Ulasabildigim sayilara gore 89 yilinda dergide birbiri ardina her hafta 4-5 sayfa olmak 3-4 macera yayinlanmistir. Dergideki baska intihallerde de (baska bir yazinin konusu)  imzasi bulunan "Ismail Akyol" imzasi vardir seride. 

Ilk macerayi 89 yilinda bir cocukken okudugumu ve oldukca begendigimi bugun bile hatirliyorum, hele bir orjin hikayesi olan ilk maceradan sonra "Devler Kapisiyor" ismiyle yayinlanan ikinci maceraya ise bayilmistim. Zira Celik El'in karsisinda bu sefer azili bir dusman olarak bir Dr. Jekyll-Mr. Hyde karakteri, oldukca guclu bir canavar vardi; her hafta soluk soluga devam eden macera hepsi yabanci Superkahraman cizgiromanlarinin kalitesindeydi ve bizim ulkemizde geciyor!, bizim cizerlerimiz tarafindan uretiliyordu! (intihal oldugunu cok sonra ogrencektim).



Maceranin Turkiye'de gectigi havasi yaratmak icin yapilan bazi degisiklikler (bir Turk polis arabasi eklenmesi gibi) disinda yapilan bazi degisisiklikler ise derginin ideolojik konumlanmasi, Turk-Islam sentezinin bayraktariligini yapmasi nedeniyle sasirtici degildir. Bir-kac sahnedeki insanlarin ellerindeki masum icki kadehleri yok edilir, kahramanimiza ideolojik tercihi belli edecek formatta bir biyik eklenir, arka planlarda yer yer cami manzaralarina yer verilir, "Celik-El"in dusmani orjinalinde Ape-Man olarak gecerken bu tamlama asla kullanilmaz (zira olur ya "evrim" gibi kotu seyler cagristirabilir), onun yerine 'canavar', 'Vahsi goril' vb kelimeler secilir. Kahramanimiz ise zorda kaldiginda Allah'a siginir; yani kisacasi derginin ideolojisi dogrultusunda mis gibi yerli ve milli bir kahraman olmustur.

Ellerdeki kadehler yok olur

Kahramimiz dergiye uygun bir biyiga kavusur

Onde kotuuk pesinde Canavar X arkada Cami

ve tabi zor durumda Allah'dan yardim ister


Bu intihal hikayesinin tek guzel yani ise derginin kapaklarini sikca cizen Omer Muz'un bir sayida cizdigi yerli Celik Pence kapagi olsa gerek:




23 Kasım 2018 Cuma

Halo Jones Destani - The Ballad of Halo Jones

'Ballad' kelimesi Turkce'ye 'sarki' olarak cevriliyor genelde (Corto Maltese'den hatirlayalim) ama anlamda birseyler eksik kaliyor. Balad herhangi siradan bir sarkidan fazlasi, daha geleneksel-destansi bir formu ifade etmek icin kullanilmakta. "Turku" kelimesinin de birebir karsiladigina emin degilim, belki de serbest bir ceviriyle "destan" olarak cevirmek gerekiyor ya da "agit".

Halo Jones tam anlamiyla destansi bir cizgi roman, mitolojide ya da gecmiste degil cok uzak gelecekte gecen bir hikaye. Buyuk cizgi roman ustadi Alan Moore'un pek az bilinen erken donem calismalarindan biri. Moore'a buyuk cizer Ian Gibson'in eslik etmesiyle Halo Jones'un destansi siyah-beyaz atmosferi-evreni yaratilmakta.




Insanoglunun 55.yuzyilda buyuk bir teknolojik seviyeye ulastigi, galaksiye yayildigi ve bazi uzayli irklarla yanyana yasadigi ama buyuk kalabalik sehirlerde evden cikip alis veris yapmaya gitmenin bile riskli oldugu tekinsiz bir dunya bu. Ve bu dunya icinde kendini bulmaya calisan siradan bir kadinin hikayesi Halo Jones; onu onculleri veya benzer baglamlardaki elinde lazer silahi olan kadin kahramanlarla kiyaslamamak lazim. Eline silah alip evreni fethe cikan bir 'heroine' degil, en yakin arkadasini bir cinayete kurban verdikten bir digerini de dini bir kulte kaptirdiktan sonra hayatini sorgulayan, kendi hikayesini yazmaya, kaderini eline almaya calisan siradan biri.  

Moore'un harika orjinal buluslari sizi hemen bu evrenin icine cekiyor; ornegin bu tehikeli dini kulte kaptiranlarin kendilerine operasyonla -beyinlerine- bir aparat takmalari, zihinsel fonksyonlarini artik tam kullanamamalari... Bu operasyon elbette dini kultlere kendilerini kaptiranlarin yaptiklarini literal baglamda simgeliyor, bu insanlar tarih boyunca bir ameliyat gecirip beyin loplariyla oynatmasalar bile zihinsel faaliyetlerinden-rasyonel dusunme yetilerinden vazgecmekteler. Ya da gecici etkileriyle bir silah olarak "zenegede" granede (el bombasi) kelimesiyle zen kelimesinin birlesmesinden olusan bu kelime bir silah olarak gecici tesir birakiyor kullanilan kiside: nirvanaya ulastigi, herseyi cozdugu gibi uyusturucu etkiler birakiyor, herseyi bosveriyor. Butun bu hos buluslarin altini kazidiginizda ise cok saglam bir savas-karsiti metin cikmakta.



Gibbons ise sadece siyah/beyazla nasil renkli-detayli bir evren yaratilabileceginin dersini veriyor adeta. Bugune kadar gordugum en guzel siyah-beyaz desene sahip cizgi romanlardan biri.



Maalesef bu harika cizgi roman Quality Comics basligi altinda bir comics formatina donusurulmeye 
calisildi Amerikan pazari icin. Gibbons'in harika siyah beyaz sihri kotu bir renklendirmeyle dagitildi (asagida bazi ornekler var). 2000AD formatindan comic book formatina gecerken panellerle, oranlariyla oynandi. Uzun soluklu bir comics yayinina yeterli Halo Jones malzemesi olmadigindan dolgu malzemesi olarak alakasiz isler kullanildi. Toplamda 12 sayi cikabilen bu yayini bugun tamamiyla toprlamak oldukca zor.




Oysa yapilmasi gereken oldukca basitti: yilar sonra Titan yayinevinin yaptigi gibi 2000AD materyalini orjinalini bozmadan bir grafik roman seklinde yayinlamak ve olumsuz bir esere sahip olmakti. Neyse ki su an bu formatda yayinlanmis bulunmakta. Quality Comics denemesinden elimize kalan yegane olumlu sey ise ektradan uretilmis (Gibson cizimlerinin yerini tutmasa da) kapaklar.








10 Kasım 2018 Cumartesi

Judge Dredd'in Amerika cikarmasi



Judge Dredd'in ilk Amerika macerasi Eagle Comics basligi ile 80'lerde oldu; hemen ardindan bayragi devralan Quality Comics sadece Judge Dredd degil pek cok 2000AD kahramanini Amerikan pazarina sokmaya calisti. Bunlar Ingiltere'de cokca tutulan-sevilen (bazilari oldukca kaliteli) cizgi romanlardi ama pek cogu Judge Dredd kadar sansli olamadi, cok kisa sayilabilecek sayilarla yayin hayatina veda ettiler. (Bunlardan bazilarina sonra deginiriz) 



Quality Comics 2000AD'de haftalik olarak yayinlanmis eski materyalleri Amerikan pazar mantigina uygun bir bicimde cogu zaman sonradan renklendirip (bunlarin ekseriyeti kotu renklendirmeler) yeni kapaklarla 32 sayfalik comic-book formatiyla sundu. Kotu renklendirmenin yanisira haftalik uretimin handikapi olarak (bizim mizah dergilerinden hatirlayabilecegimiz) her dort-bes sayfada sanki hikaye yeni basliyormuscasina yapilan hatirlatmalar ve de bazilari sadece 4-5 sayfa suren kisa hikayeler de eklenince (zira bu kisa hikayeler bir 2000AD sayisina denk geliyordu) bu tarz bir donusumun pazarin taleplerine uymadigi ortaya cikar. 

Yine de Dredd yayin uzun sayilabilecek (77 sayi) bir omre sahip oldu. Diger yayinlarin aksine Dredd sevildi baska yayinevleri tarafindan sonralari degisik bicimde tekrar tekrar piyasaya sunuldu. Cizgi romandaki asil "British Invasion" belki 2000AD karakterleriyle degil ama yazar ve cizerlerinin Amerikan pazarina transferiyle sonralari gerceklesti. 

Asagida bu seriden edinebildigim bazi sayilarin kapaklari yer almakta (maalesef efsanevi Dredd cizeri  Carlos Ezquerra'nin resimledigi macera sayisi oldukca az ama ornegin henuz genc bir Steve Dillon'un imzasiyla karsilasmak oldukca guzel)