Ligne Claire etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster
Ligne Claire etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster

4 Şubat 2024 Pazar

Leon the Terror

Theo van den Boogaard aslinda Hollandali bir cizer ama Hollanda cizgi roman gelenegini Bande Desinee'nin bir uzantisi olarak gormekde bir mahsur yok saniyorum. Boogaard'in en bilinen eseri Fransizca Leon-la-terreur (Leon the Terror) olarak anilan bir karakter. Kisa, tek bant striplerden ; 3-5 sayfa suren maceralarina dek Leon oldukca iyi cizilmis ama belki de gunumuzun okuyucusuna pek hitap etmeyecek mizahi bir cizgi roman. 




Leo tuhaf bir karakter; mizah kimi zaman gecis ustunlugunun kendisinde olduguna inandigi icin bir trenin ustune arabasini surmesi gibi siradisi davranislarindan, insanlari sasirtacak sivri dilinden kimi zaman da fiziksel sakarliklardan uretilmekte.    





Albumlerin en guzel yani ise Boogaard'in bir mimar titizligiyle cizdigi ic ve dis mekanlar ( buna arabalari-araclari da dahil etmeli). "Temiz cizgi" ekolunu harika ornekleri olan albumleri ilk gorudugmde ne kadar guzel Tenten cizer demistim. Elbette bunun imkani yok ama Boogaard Blake & Mortimer yeniden uretilmeye baslandiginda dusunulen cizerlerden olmus. Iki sayfalik bir deneme de cizilmis ama yayinevinden olumsuz karar cikmis. Kotu olmus zira Boogaard harika bir Blake & Mortimer albumu uretebilirdi. ( ornek sayfaya suradan erisilebilir : https://theovandenboogaard.nl/actueel_uk.html )   






9 Nisan 2022 Cumartesi

Tenten ve Romanlar

Ikinci dunya savasinin adi yeterince duyulmamis, uzerinde yeterince kafa yorulmamis soykirimi Romanlara karsi yapilanlardi; Naziler yuzbinlerce Romani irki sablonlarina uymadiklari gerekcesiyle oldurduler, surduler yahut kisirlastirdilar. Iktidara gelir gelmez cikarilan bir yasayla baslamisti hersey; Romanlarin -adlari zikredilerek- kalitsal problemleri-irki kirliligi ortadan kaldirmak adina kisirlastirilmalara yetki veriyordu. 


Isin fenasi savas sonrasinda Avrupa'da Nazilerin isgal ettigi pek cok cografyada Romanlara karsi Nazilerin katliamlari bitmis olsa da ayrimcilik ve kovusturmalar devam etti. Savas oncesi yasalara donulmustu ama Nazilerin metodlari, kimi yerlerde ayni kisilerce 'uzman' kisvesi altinda uygulanmaya devam etti. Ornegin Fransa'da Romanlarin hareketlerini denetlemek ve duzenlemek icin 1912'de cikarilmis kanunlar ancak 1969'da degistirildi.   

Herge ve irkcilik cokca konusulmus bir konu; ozellikle ilk albumleri, cizerin Nazi isgali altindayken Tenten'i devam ettirmesi, sonrasinda bir villian icin kulanilan Yahudi tiplemesi sikca tartisilan konular. 

Ama ote yandan denklemin arti yanina yazilacaklar da bir hayli uzun; Blue Lotus albumu icin yaptigi detayli arastirma gibi. Iste bunlardan biri de savas sonrasi Avrupasinda Romanlara yaklasimi olmustu Herge'nin. 61-62 yilinda yayinlanan The Castafiore Emerald albumu en basarili albumlerinden olmasa da bu konuda enteresan izler barindirir. Kaptan Haddock tatsiz tanismalarinin ardindan Romanlari devletin kamp yapmaya zorladiklari yeri gordukten sonra kendi arazisine davet eder: 


Ama "hirsizlik" sonrasinda Romanlarin kamp yaptigini duyan Thomson & Thompson onlari suclamaktan kendilerini alamazlar; onlara gore Romanlar kotudur zaten tam bu islerin adamdirlar. Bu yuzden suclu bellidir. Kendilerine ne gibi bir delilleri oldugunu soran Tenten'e cevaplari donemin ve burokrasinin Romanlara bakis acisini yansitmaktadir; delili tabi ki sonrasinda bulacaktirlar: 




Herge'nin yararlandigi fotograflar ve albume yansiyan paneller : 




Kaynaklar : 

"Roma of Europe: an invisible genocide?",  History Today, Feb-22

Tintin, The Complete Companion  


26 Mart 2022 Cumartesi

Max Fridman

Max Fridman Vittorio Giardino'nun yarattigi bir cizgi roman serisi. Iki dunya savasi arasindaki kaotik 30'lu yillarda gecen bir casusluk oykusu. Kahramanimiz Max Fridman eski bir Fransiz ajanidir. Servisden ayrilmis olmasina ragmen bir turlu bu dunyadan kurtulamaz ve cesitli yollarla takrar tekrar basi bu casusluk isleriyle belaya girer. Bir taraftan Avrupa'da yukselen Fasizm ve ote tarafta catirdamis eski imparatorluklar ustunde kurulmus yeni rejimler, yaklasan yeni savasin ayak sesleri casusluk hikayeleri icin bicilmis bir kaftandir. 





Fridman'in ilk albumu Budapeste'de gecmektedir; emekli olup tutun ticaretiyle ugrasmakta olan Fridman yeni bir maceraya atilmak icin mecbur birakilir. 


Ikinci album ise bizi daha cok ilgilenmektedir zira Fridman Istanbul'a gelmektedir. Giardino tipki Buapeste'de yaptigi gibi donemin Istanbul'unu buyuk titizlikle resmetmis; giysiler binalar, insanlar ve mekanlar oldukca detayli calisilmis. Bir donem cizgi romani olarak Fridman'i cok guclu-basarili kilan bunlar degil sadece elbette ; hikayenin akiciligi ve donemin gercek tarihi olaylari ustune bina edilisi bu arkaplan detaylarinin da onune gecmekte. 



Sovyetler birligi icindeki hesaplasma sonucu Trocki gercekten 1929'da Turkiye'ye kacar ve 33 yilinda kadar Buyukada'da "misafir" edilir. Buradan Avrupa'ya gececektir. Fridman'in hikayesinde de Istanbul'a kacan onemli bir Trockist burokrat ismin degisik gizli servisler tarafindan kovalanmasi hikayenin omurgasini olusturmakta. 

Son albumler ise Ispanyol icsavasinda gecmekte. Giardino'nun cizgileri albumler boyunca gelismekte ve sonunda harika bir Ligne Claire sitili  yakalamakta. 

Bu ikinci maceranin degisik dillerde degisik formatlarda yayinlanirken kullanilmis pek cok kapagi var, hepsi birbirinden guzel bu kapaklarin bazilariyla yazimizi bitirelim:  

 





Ek Bilgi : Istanbul macerasi 89 yilinda Gunes gazetesi ilavesi olarak yayinlanmis (Cizgi Roman Ansiklopedisinden) 





5 Eylül 2019 Perşembe

Herge'yi Yaniltan Cizgi Roman : Yoko Tsuno


Yoko Tsuno, Roger Leloup tarafindan yazilip cizilen oldukca uzun soluklu frankofon bir bilim-kurgu serisi. Su ana dek 29 albumu cikmis durumda. Yoko Tsuno isminde bir Japon kadinin basrolunde oldugu, basrolunu bir kadinin ustlendigi ilk cizgi roman serilerinden. Bir baska benzer ornek Natasa ile birlikte ayni dergide (Spirou) ayni yillarda (70'lerin basinda) dogmus. 



Temiz cizgi ekolunun en guzel orneklerinden olan seri ayni zamanda gercekci-rasyonel temellere oturtulmaya calisilan senaryolariyla taninmakta. 

Leloup, kariyerine renklandirmeyle baslayip sonra uzun yillar Herge'nin studyosunda Tenten uzerinde calismis. Herge'nin yaninda gecirdigi 15 yilda hic karakter-insan figuru cizmedigi halde inanilmaz detayli arkaplanlar, arabalar ve ucaklar cizmis. Bu becerisini de kendi serisi Yoko'da zirveye tasidigi acikca gorulmekte. 



Yoko'nun maceralarinin gececegi yerleri -eger gercek cografyalarsa- onceden calisip, gezip arsivleyen Leloup'un resimledigi bazi paneller fotograf detaylarina sahip inanilmaz gercekci kareler. Hayranlari tarafindan biraraya getirilmis birkac ornek: 



Bu gercekcilik ve detayciligi Herge studyosunda gecirdigi tecrubeye baglayan Leloup'un Herge'den edindigi bir baska dersi ise soyle ozetlemekte: 
"Herge'nin en buyuk kusurunu da devraldim; cilginca ama kendi karakterine inanmak. Yoko'ya Herge'nin Tenten'e inandigi gibi inandim. Ve boylece okur da ona inandi."  
Ama Herge baslangicta bir kadin kahramanin cizgi roman olarak basarili olabilecegine inanmaz; Leloup'a denemesini basarili olamazsa istedigi zaman geri donebilecegini soyler. Yoko'nun yaratildigi yillarda yani 70'lerde cizgi roman dunyasinda kadin kahraman nerdeyse yok gibidir. Bu yuzden Yoko'nun rakiplerinin arasindan siyrilmasi da kolay olmamistir. Leloup, belki de bu yuzden onu siradan bir kahramandan (ornegin Tenten'le kiyaslanirsa) cok daha fazlasiyla donatmistir: Pek cok dil konusabilen Yoko bir elektronik muhendisidir, her turlu teknoloji ve bilgisayar konusunda tecrubelidir. Bunlarin ustune bir de uzakdogu sporlari konusunda uzmandir. Her klasik kahraman gibi cok cesur ve fedakardir. Ayni zamanda milletine atfedilen asiri gurur, inatcilik gibi ozellikleri de gostermekte ama ozel zamanlarda kimano giymek gibi kulturel gostergeleri de gururla sergilemektedir. 



Her Japon'un elektronikten ve kareteden anlamasi gibi bir karikaturize portre cizilmis gibi dursa da bu siradisi ozelliklerine ragmen 70'lerde Bati toplumunda bir kadin olmak -hele yabanci- olmak hic kolay degildir. Yoko kimi zaman irkci-cinsiyetci soylemlerin hedefi olmakta ama bunlari en guzel bicimde yanitlamaktadir. 



Erkek kahramanlarin kadin sidekicklere sahip olmasi gibi iki de erkek sidekicke sahiptir Yoko; serinin mizahini ureten karakter Pol ve daha aklibasinda karakter olan Vic. 

Yoko hem bir kadin hem de bir gocmen olarak 70'lerden beri ana karakter olarak cizgi roman dunyasinda ayaklarinin ustunde durmaktadir. Leloup 'un enerjisi yettigi muddetce de buna devam edecege benzer. 

16 Ağustos 2019 Cuma

Rocco Vargas

Ispanyol sanatci Daniel Torres uzun yillardir harika illustrasyonlar ve cizgi romanlar uretmekte ama bildigim kadari ile Turkce'ye henuz bir eseri cevrilmedi. 





Stili meshur Herge'nin adiyla anilan Ligne Claire (Temiz Cizgi)'nin organik ve modern bir uzantisi (Atomic stil olarak da adlandirilmakta kimi yerlerde). Temiz cizgideki gibi mimikler ve yuzler basite, golgeler ve taramalar asgariye indirgenmis ama ote yandan renkler ve cizgiler cok net, arkaplanlar ve araclar-binalar cok detayli. Farki, figurlerin ozellikle de insan figurlerinin biraz daha stilize edilmis, orantilarin abartilmis olmasi. 

Henuz okuyamadigim baska cizgi romanlari da var ama Ingilizce'ye cevrilenlerin en uzun soluklu ve populer kahramani harika bir bilim-kurgu : Rocco Vargas. 

Rocco Vargas'la tanistigimizda kahramanimiz artik orta yaslarindadir, gencligi oldukca firtinali ve hareketli gecmis bir maceracidir. Ama artik oldukca durgun-dengeli bir yasam surmektedir. Bir taraftan meshur bir gece klubunu isletmekte ote taraftan bilim-kurgu hikayeleri yazmaktadir. Oldukca taninan populer bir yazar olmustur. 



Lakin bu dengeli yasamini kaza eseri bulastigi kisiler ya da gecmisinin hareketli gunlerinden cikip gelen eski dost ve dusmanlar bozmakta onu ister istemez kaosa suruklemektedir. Boylece hikayelerle birlikte hem Vargas'in gecmisine pencereler acip kisiel tarihini ogrenme firsati buluruz hem de yeni maceralara -biraz da isteksiz olarak-  yelken acmasina tanik oluruz. 



Vargas'in evreni uzaylilarla, mutantlarla, robotlarla ve cyborglarla dolu icinde bilim-kurgunun tum klasiklarini gorebileceginiz eglenceli bir evrendir. Insanlik gunes sistemi icindeki butun gezegenlere ve bunlarin uydularina seyahat etmis kimi yerlerde kolonilesmis veya oranin sakinleriyle tanismistir. Lakin gunes sisteminin bu gezegenlerarasi ortami barisseverlikten oldukca uzaktir; surekli bir yerlerden koloni savaslari haberleri gelmektedir. 

Torres insanligin yayilmasina ustaca bir set de cekmistir, evet insanlik bu gezegenlere ve aylarina rahatca seyahat edebilmektedir lakin en yakin yildiz bile erisilmeycek uzakliktadir. Vargas da bir anlamda bu yuzden pilotlugu-kesfetmeyi ve maceralari birakmistir zira onunde asilmaz bir set vardir. Bu yuzden hayalinde yarattigi bilim kurgu kahramanina maceralar yazmaktadir. 



Ama bu bilim kurgu evreninin en buyuk ozelligi bunlar degildir elbette, retro bir atmosfere sahip olmasidir. Evet ucan arabalari, uzay gemileri vardir ama hepsi 50'li 60li yillarin estetigine, dizaynina sahiptir. Giysilerden mekanlara, icilen kokteyllerden mesleklere-insan iliskilerine 50'li 60li yillarin dokusu, estetigi sinmistir herseye. Bu retro-gelecek olgusu, gelecekle gecmisin harmanlanmasi da cizgi romanin en onemli unsurudur. 


Klasik anlamda bir uzay kahramani-pilotu olacak Vargas'in cocukluk kahramani ise suphesiz turun oncusu Flash Gordon'dan baskasi degildir. 





22 Aralık 2018 Cumartesi

Jacops'dan sonra

Jacops'un meshur eseri Blake & Mortimer'den daha once bahsetmistik:
Blake & Mortimer

Onun olumunden sonra seri iki ayri yaratici kadroyla yoluna devam etti. Bu kadrolardan birinin yazarligini Thorgal, XIII ve Largo Winch'in meshur yazari Jean Van Hamme ustlenmisti. Bu albumleri henuz bitirebildim. 




Ilk Hamme albumu "The Francis Blake Affair" benim icin tam bir hayalkirikligi zira bir Blake & Mortimer hikayesi okumak isteyen okuyucunun temel beklentisi iyi bir bilim-kugu temasi/fantastik bir kurgu gormektir. Cilgin bilim adamlari, fantastik teknolojiler, gizemli orgutler vb temalar Blake & Mortimer albumlerinin vazgecilmezi ve en hos yanidir. Maalesef oldukca guzel kurgulanmis ve anlatilmis bir casusluk-polisiye hikayesi olsa da Hamme isin bu yanini tamamen iskalanmis bulunmakta ilk albumde. Neyse ki ikinci albumde bu sikintinin farkina varmis gorunen Hamme The Strange Encounter'la oldukca guzel bir bilim-kurgu tadi yakalamis. Iki albumden olusan son Hamme calismasi "The Curse of the 30 Pieces of Silver" ise 2010'da tamalandi, ve simdiye kadarki en iyi  Blake & Mortimer hikayelerinden biri olmaya aday. Indiana Jones and the Last Crusade filminin hikayesine benzer bir tondaki son hikaye teolojinin, arkeolojinin, gizli orgutlerin harika bir birlesimi. 

Hamme bir daha Blake & Mortimer hikayesi yazmayacak galiba ama diger yaratici ekip yoluna Yves Sente yazarliginda devam etmekte. Albumlerin cizerligi ise detayli panellerle Ligne Claire'in ust duzey ornekleri arasinda:








 

17 Ağustos 2018 Cuma

Freddy Lombard: Hayalperest Bir Hergele

Yves Chaland'in 80'lerde sadece 5 album olarak uretebildigi Freddy disaridan ilk bakista ucuz bir Tenten kopyasi olarak gozukmekte... Evet dis gorunus olarak Tenten'le ayni ozellikleri tasimakta belki ama bir cizgi roman olarak detayli olarak okundugunda Freddy Lombard bundan daha fazlasi elbette.



Herseyden once cizim stili olarak  Tenten gibi 'Ligne Claire' akimina dahil etmek mumkunse de aslinda bu akimin modern bir versiyonu, yeniden yorumlanmasi ve uretilmesidir. Bu yeni yorumu 'Atomic Style' olarak adlandirip gruplandiranlar da var. Golge ve isik oyunlarinin bir nebze daha panellere girdigi, daha koseli-keskin bitislerin kullanilmasi, 'retro'nun, 50'lili yillarin geriye donuk olarak kutsanmasi var bu yorumlarda.



'Ligne Claire' elbette sadece bir cizim uslubu degil, Herge cizgilerinin acik, kolay anlasilir olmasinin otesinde hikaye anlatiliciginin ve konularinin da net ve anlasilir olabilmesini hedeflemistir. Bu da duz ve akici bir anlatimi beraberinde getirmistir. Chaland'da ise bunu bulmak mumkun degil, hele bazi hikayelerindeki bilincli bir tercihle secilen sicramalar-geri donusler, dallanmalar duz bir anlatim yerine adeta bir orumcek agini andiran anlatim hikayeyi anlasilmaz kilmakta. Kendi deyimi ile 'stil en onemli seydir ve bir yaratici en cok zamani buna harcamalidir'.

Ote yandan Herge'nin hedef kitlesi oncelikle cocuklar ve gencler oldugu icin Tenten hicbir sekilde erotizm yahut cinsellik icermezken Yavland'in hedef kitlesi yetiskinlerdir; o yuzden cinsellikten askin karmasina (hatta fetisizme) kadar bir suru eriskin oge de Freeddy'nin evreninin bir parcasidir.



Gelelim Freddy'nin kendisine; Tenten tam anlamiyla gozupek-atilgan bir kahramanken Freddy'yi boyle tanimlamak zordur. Evet, meraklidir-atilgandir ama bunlar genelde kahramanlikla degil bozgunla, zor duruma dusmeyle biter. Niyeti de her zaman Tenten misali iyilik-dogruluk degildir elbette; ornegin arkadaslari Dina ve Sweep'le birlikte surekli eksikligini duyduklari 'para' buyuk bir motivasyon kaynagidir Freddy icin.

Tenten'de mizah muhtesem yan karakterle uretilirken (Kaptan'in sinirlenmesi, kufurleri,  Profesor Turnosol'un sagirligi, Dupont ve Dupond'un sakarliklari vb) Chaland'in mizah kaynagi bizzat Freddy'nin kendisidir. Bir 'kahramana' yakistiramadigimiz sakarliklar-ahmakliklar yapar, Tenten gibi cok parlak bir zekaya sahip degildir ve arkadasi irikiyim Sweep'den surekli siddet gorur. Bir kahraman degil hayalperest bir hergeledir. 





5 sayilik kisa hayatina cok  degisik maceralar sigdirabilmistir Chaland. Bunlardan Afrika maceralari zencileri ele alis tarzlari ve beyaz adamla iliskileri ile oldukca irkci iken (30'larda irkci bir macera cizmekle 80'lere gelindiginde hala israr etmek arasinda bir fark olmali elbette) Macaristan macerasi oldukca guzel kurgulanmistir. Chaland'in deyimi ile o gunleri yasayan (1956) nesillerin sahit oldugu Avrupa'daki en buyuk hadiselerden biri olan Macar devrimi nedense guncel cizgi roman evreninde yeterince temsil edilememistir. Chaland hergelelerini gercek tarihi dekor icerisinde Macar devrimine bulastirmayi buyuk bir ustalikla kotarir.



Ama maalesef en olgunlastigi-oturdugu donemde Chaland'in erken olumuyle  Freddy zamansiz bir sekilde oksuz kalir. 

11 Kasım 2017 Cumartesi

Blake & Mortimer

B&M okumasi zor bir cizgi roman, ozellikle gunumuzde superhero genresinin dinamizmine ya da fumettilerin cok cizgili az metinli cizgi romanlarinin kolayligina alismis nesiller icin oldukca zor. Asiri metin yuklu, bir sayfasinda herhalde 10-12 fumetto sayfasinda yeralan kelime sayisi kadar kelime yeralmakta. Cok uzun dusunce ve konusma balonlari, anlaticinin bir o kadar uzun metinleri yetmezmis gibi Jacops bir de gazete metinleri, mektuplar, telgraflar gibi uzun metinleri panel olarak kullanilir. Ama bir kez basladiktan sonra inat edip elden birakmayinca B&M'in kaltesine ve tadina varmak mumkun. Surukleyici bir sci-fi/polisiye romani okumak gibi.

Kahramanlarimiz bol bol konusur; onlarca cumlenin sarfedildigi tek panaller hic de az degildir. 







Jacops, Herge'nin studyosunda yetisir, pek cok Tintin albumune desdek verir. Sonunda kendi eserini vermeye baslar, uslubu da yine Herge gibi 'temiz cizgi'dir (Ligne claire). Cok detayli paneller, arka fonlar uretir; B&M hem harika cizgileriyle hem de mukemmel hikayeleriyle Frankofon ekolu icinde buyuk basari yakalar. Hatta Herge'nin B&M'in basarisini kiskandigi bile soylenir. 

B&M panellemeleri donemin butun klasik BD'leri gibi kurallarina uygun, klasik panellemeler. Jacops nadiren bir tv ekranini veya bir pencereyi panele odaklayarak panel sinirlarinda bir degisikik yaratsana genel olarak klasik panellemeye sadik kalmaktadir. 



Mortimer seride problemleri metodik ve rasyonel bir dusunme, adim adim bir akil yurutmeyle cozerken Blake daha cok klasik kahraman prototipine uygun olarak guc kullanilmasi gereken yerlerde (bu organize devlet gucu ya da bireysel fiziksel guc de olabilmektedir) devreye girmekte, boylece serinin aksyon ihtiyacini karsilamaktadir. Bu demek degildir ki profosorumuz Mortimer sadece bir kitap kurdudur ve yeri geldiginde bir-iki yumruk sallamaktan acizdir :) 

Hkayeler genelde bilim-kurgu temalari uzerine doner. Ikinci dunya savasi sonrasi donemde savas sirasindaki teknolojik gelismelerin nasil yikici olabileceginin gorulmesi (atom bombasi, Hitler'in roketleri vb) bilimin ve teknolojinin yanlis ellerde nelere yol acabilecegini dusundurtur Jakops'a saniyorum. Buna bir de soguk savas doneminin tirmanan tedirginligi eklenir. O yuzden albumlerde bol bol "cilgin bilim adamlari" goruruz. Tenten'den alisik oldugumuz gibi Jacops da temalari titizlikle incelemistir ve ortada donen sci-fi temalari gerceklige yaklastirmak icin bunun mantiksal aciklamalari (sozdebilim olsalar da) detayli olarak okuyucuya aktarir. 

Olumunden sonra buyuk tartismalar sonucunda serinin devam ettirilmesi karari alinir hem de bir degil iki yaratici takimla. Bu yeni albumlere daha gelemedigim icin aradaki farklari ve modern zamanlara gore nasil bir guncelleme yapildigini aktaramiyorum ama albumler ticari olarak basarilidir ve B&M yaraticisinin olumune ragmen hayatini devam ettirmeye devam eder. Hatta su anda seri ilk defa tam olarak Ingilizce'ye cevrilmekte (Turkce olarak sadece bir-iki macerasi var saniyorum) ve yeni albumler sirayla gelmekte. 

Bizim yaraticisiyla beraber olen kahramanlarimiza bakiyorum da...  


6 Ekim 2017 Cuma

Julius Chancer

Bizde ozellikle Tenten ve yaraticisi Herge ile taninan "Ligne claire" uslubu (Temiz cizgi olarak cevirebiliriz belki) artik CR dunyasinda sikca kullanilmayan arkaik bir uretim metodu. Ancak tek tuk posterlerde, pinuplarda nostaljik bir atmosfer yaratmak icin kullanilan bir metod. 

Ama zamaninda oldukca meshur olan ve Fransa-Belcika disina da tasan bu uslupla uretilen guncel bir Ingiliz CR'i var: Garen Ewing'in yarattigi "Julius Chancer".




 
"Rainbow Orchid" macerasinin Tenten'e benzerlikleri elbette cizgi uslubuyla sinirli degil: ana kahramanimiz Julius Chancer'in kendisi de Tenten'in bir benzeri; genc, zeki ve dinamik. Yeri geldiginde siddete basvuruyor yeri geldiginde keskin zekasiyla cozuyor meseleleri...

Hikayemizin gectigi donem de mekanlar da hikayenin gelisimi de (tanisilan egzotik yerli insanlar, olaganustunun pesinde bitmeyen bir kovalamaca, sakarliklariyla komedi unsuru yaratan karakterler, uslanmaz kotuler) Tenten'in izinden gidiyor. Ingiltere'de de "Ligne claireuslubu temel olarak Tenten ile tanindigindan hakkinda yazilanlarda da hep ona referanslar yapilmis ama "Ligne claireuslubu Herge'yi ve cizgilerini de asan bir hikaye anlatma teknigi, belki kendi basina bir tur (Hakkinda detayli yazmali ileride). O yuzden Julius da bu guclu benzerligin otesinde cok daha zengin bir alandan beslenmekte .  





Ne yazik ki Ingiltere CR marketi Fransa-Belcika kadar derin ve koklu degil. Bu yuzden su ana dek cikmis 3 albumu ve 1-2 kisa hikayesi var; umarim gerisi gelir. 

Herge vasiyetinde kendisinden sonra Tenten'in uretilmesini istemediginden pek cok hevesli ve yetenekli sanatcinin seriyi devam ettirme istekleri varisleri tarafindan geri cevrildi. Oysa Frankofon CR dunyasi karakterlerin yeni yazarlara-cizerlere devredilmesine alisik, bunun pek cok basarili ornegi var.

Herge Rainbow Orkid'i ve Garen Ewing'in hem cizgi hem de hikaye anlatmadaki ustaligini gorseydi  Tenten'i gonul rahatligiyla emanet edebildi belki.