7 Eylül 2021 Salı

Eski Topraklar

'Les Vieux Fourneaux' son donemlerde yayinlanan Bande Desinee serilerinden en populerlerinden biri. 2014'de baslayan yayin 6 albume, oldukca yuksek satis rakmalarina ulasti bile. 


Albumler cocukluklarindan beri yakin arakadas olan Pierrot, Mimile ve Antoine'in 70'li yaslarda, artik iyice ihtiyarlamis olduklari, hayatlarinin son donemlerindeki maceralarini icermekte. Bir cizgi roman kahramani olarak yaslilarin hikayesi ilk basta siradisi gelse de kahramanlarin renkli karakterleri ve albumlerin harika cizgileri bu supheyi hemen dagitmakta. Bu grubun yeni maceralarini takip ederken buna baglantili olarak sikca cocukluklarina ve gencliklerine de flashbacklerle donmekteyiz; dostluklari, eski asklari , kavgalari ve buyuk sirlarina... Albumlerin estetik olarak zirveye ciktigi yerlerden bazilari ise bu gecmise gidis gelis anlari zaten. 



Albumler bu 3'lu disinda zengin bir kadroya sahip, her albumde yeni karakterler kadroya eklenmekte. Uclu ise yaslanmis olmalarina ragmen iclerindeki yasam atesinden hicbirsey kaybetmemis durumda. Antoine olmus karisinin yillar once kendini aldattigini ogrenince cilgina donecek kadar enerji sahibi. Pierrot hala "establishment" dedigi sisteme her firsatta comak sokmaya calismakta... "Ne Gozler Ne de Sahipler" sloganiyla kurduklari gorme engelli ve yaslilardan olusan ekibiyle -dinazor dedigi klasik sol orgutlenmelerin eylemlerinin disinda- daha yaratici, yapi bozucu sabatojlarina devam etmektedir. 


Genel olarak ilk uc albumden secilen materyellerle -ve eklenip cikartilan detaylarla- yapilmis bir de filmi var serinin; cizgi romanin basarisini tekrarlayamasa da eglenceli bir yapim: 






12 Haziran 2021 Cumartesi

Gypsy

Gypsy, Marini'nin Scorpiondan da Roma Kartalindan da once yarattigi en erken donem calismalarindan biri. 90'larin basinda yaratilan karakterin araliklarla devam eden 6 macerasi var. Bunlarin bazilari Heavy Metal dergilerinde Ingilizce olarak basildi, bazilarin ise mustakil kitaplari oldu ama sonunda 6 macera bazi ek sketchlerle birlikte harika bir omnibus cildiyle toplandi. 



Gypsy'nin hikayesi yakin gelecekte cevre felakatleri yuzunden hava ve deniz tasimaciliginin durdugu, bu yuzden tum dunyanin tasimaciliginin dunyayi saran devasa otoyollarda buyuk tirlarla yapildigi yakin bir gelecekte gecmekte. Bazi ekonomilerin ve devletlerin coktugu bu dunyada C3C ismiyle anilan bu otoyol agi organize suc cetelerinin, kadim gizli occult orgutlerin ve devasa sirketlerin mucadele ettigi bir sahne haline gelmis durumda. 



Tiriyla bu yollarda tasimacilik yapan Gypsy'nin kendisi ise yaratildigi 90'larin ruhunu tasimakta. Agzi kalabalik, cok dusunmeden hemen harekete gecen, belayi adeta ceken karakterimiz o yuzden Tango ile Cash'in Cash'ini yahut yine o yillarin Mel Gibson veya Bruce Wiles karakterlerini andirmakta. Maceralarda kendisine kimi zaman kazandigi paralarla yatili okullarda buyuttugu kiz kardesi, kimi zaman gecmisinden gelen kimi dostlari veya 'buyucu' gibi esrarengiz karakter eslik etmekte. 



Cok ahim sahim bir hikaye olmasa da (ornegin buyucunun 'revoke' ettigi -cagirdigi cin isimlerinin bazi tarikat kuruculari olmasi hikayenin kaleme alinmasindaki yuzeyselligi gosterse de) Marini'nin harika cizgileri ve renkledirmesi, hikayelerin surekli devinimi, mizah ve aksiyon dengesi  hikayeleri rahatlikla okutuyor. Daha pek cok macera yasabilecek bir mini-evrene ve zengin karakterlere sahip Gypsy'nin devami gelir mi bilimez ama hikayelerin ucunun acik biraktildigi ortada. 







2 Mayıs 2021 Pazar

Papyrus

Modern Egyptology'nin baslangici -Ortacaglardaki bazi iptidai girisimleri saymazsak- genelde Napolean'un Misir seferine ve bu sefer sirasinda beraberinde getirdigi bilim insanlarina baglanir. Zaman icerisinde Hiyerogliflerin cozulmesiyle ve Piramitlerin arastirilmasiyla insanoglu Misir'in zengin mitolojisinin, tarihinin ve muhtesem mimarisinin kapisini aralamaya baslar. Bu surec icerinde kesfedilenler elbette hizla populer kultur urunlerine sizar. 

Mumyalar, Misir Tanrilari, piramitlerin sirlari bugun bir Grek mitolojisi yahut Norse mitolojisi kadar olmasa da yine de populer kulturun her alaninda siklikla karsimiza cikan motiflerdir. Ornegin mumyalar onceleri romantik bir yaklasimla ele alinmisken 20.yuzyil ortalarindan itibaren klasik korku turune eklemlenir, klasik canavarlar takimin bir uyesi olur. 

BD'lerin Fransa'nin tarihi baglari olan Misir'a kayitsiz kalmasi dusunulemez elbette, en basindan beri pek cok BD kahramani Misir'da gecen maceralar yasar. Hem Tintin hem de Asterix'in ziyaret ettigi ortak cografyalardandir (Tintin 34'de Asterix 65 yilinda).  


Ama bir BD kahramani vardir ki tum maceralari Misir'da gecmektedir.  De Gieter'in Spirou dergisinde 1974'de yarattigi Papyrus firavunlar doneminde gecen bir seridir. Kahramimiz Papyrus genc bir balikciyken tanrilar tarafindan kendisine verilen buyulu kilicla firavanun kizi Theti-Cheri'yi butun kotuluklere karsi korumaya baslar. 




Bu BD klasiginin simdiye kadar 38 albumu cikti ve bunlardan sadece 6 tanesi Ingilizceye cevrildi. Albumler icin De Gieter'in arastirmaciliginin hakkini vermek gerek, hemen butun albumlerde Misir mitolojisi, tarihini piramitlerin ve diger Misir yapitlarinin mimarisi hakkinda yogun bir arastirmanin yapildigi ortada. Hatta cesitli yapilarin hangi durumda ne zaman kesfedildigine dair gunumuze dair dipnotlar da yeralmakta albumlerde. Kurgusal maceralarda gercek tarihe ait bu notlar oldukca ilginc. Ama ayni seyi cizgisi ve mizahi icin soylemek pek de mumkun degil, doneminin rakiplerinin arasindan siyrilip daha meshur olamamasinin bir nedeni de bu elbette. Albumler ornegin klasik bir Asterix macerasinin hem mizah hem de cizgi olarak cok uzaginda. Yine de surekli devinim, kovalamaca icinde gecen hizli tuketilebilcek sevimli maceralar.  








 



26 Mart 2021 Cuma

Manuel Montano

Ispanyol ustalardan Prado'nun cok keyifli bir calismasi Manuel Montano. 




Kahramanimiz Montano derbeder, daginik, cirkin ve itici diyebilecegimiz bir dedektiftir. Bu ozellikleri ve surekli giydigi pardesusuyla donemdasi Peter Falk'un unutulmaz karakteri Komser Columbo'yu andirsa da Columbo en azindan gercek davalar-problemler cozmektedir. Montano ise kimi zaman burnunu soktugu karmasik vakayi daha da karmasik hale getirir kimi zaman ise aslinda hic olmayan bir problemin, hayallerinin pesinde kosmaktadir. Yer alti dunyasindan kendisi gibi kenarda/disarida yasayan bir cevresi vardir.   

Bu hayal hali Prado'nun cizgilerine de yansir; sehrin ayrintilarini gordugumuz arkaplanlarlarda perspektif kaybolur; binalarin birbirlerine egildigi ruyavari bir atmosfer yaratilir.  



Prado bir radyo programindan esinlenir karakteri yaratmak icin, yapimiciyi arayip izin ister ve boylece 1988 yilinda  Cairo dergisinde yayinlanir. 





8 sayfalik hikayeleri toplanir ve albumlesir, pek cok dile cevrilir. Heavy Metal dergisi de genel olarak yayinladigi fantastik ve/veya bilim-kurgu eserlerin yaninda icerik olarak oturmasa da Montano hikayelerini Ingilizce olarak yayinlar. 


 




13 Mart 2021 Cumartesi

Aama

Aama yazar ve cizer Frederik Peeters'in 4 ciltlik harika bir bilim-kurgu serisi. Isvicre'li Peeters'i BD gelenegi icinde degerlendirmek yanlis olmaz saniyorum. 






Transhumanism oldukca uzun bir gecmisi olan bir dusunce akimi ama ancak gunumuz teknolojisiyle (hem data isleme, bilgisayar hem de biyoloji alanindaki ilerlemelerle) pratik olarak bir zemine oturabilecek bir akim. Bu alanda ilk olmasa da Musk'in Neuralink sirketiyle domuzlarin beynine takilan norolojik aktiviteyi izleyen aygitla yaptigi "gosteri"nin oldukca ilgi cekmesinin nedenlerinden biri de bu. 

Iste hikayemiz insanlarin gene-editing ve yapay secilim olmadan cocuk sahibi olmadigi, ve erken yasta vucutlarina yerletirilen implantlarla yari cyborglastigi transhumanist bir cagda gecmekte. Ama butun bu teknolijik ilerleme sosyal siniflar arasindaki farki kapatmaya yetmemistir, zenginler yine en iyi imkanlara ulasirken parasi olmayanlar ucuz implanlarla yetinmektedir. Bu kesmekes arasinda hikayaminiz kahramani Verloc Nim eskiye ozlem duyan bir avuc insandan biridir, sisteme entegre olmayi implant takmayi , cocugu olurken de gene-editing ve secilimi redeetmistir. Basili-fiziksel kitaplarin nadir objeler oldugu bu cagda kucuk bir kitapci isleterek yasamini surdurmeye calismaktadir. Oysa kucuk kardesi ise kendisinin tam tersine sistemin bir parcasi olmus, en onemli sirketlerden birinde yukselmistir.



Victor Nim kardesi yuzunden kendisini hic ilgisi olmadigini dusundugu bir maceranin icinde bulur. Bu yonuyle hikayemizin kahramani bana biraz kendini kozmik bir hikayenin odaginda bulan Incal'i cagristirdi. 

Victor Nim'i cyborg bir goril olan yol arkadasiyla hafizasini kaybetmis bir helde bir gezegende buluruz ilk sayfalarda, sonrasinda flashbacklerle ve tuttugu gunluklere kucuk kitapcisindan o anki haline nasil geldigini adim adim kesfetmeye baslariz. 


Aama milyonlarca nano parcaciktan olusan yapay bir bilinc, bir deneydir. Gorunurdeki amaci evrimi hizlandirilmis bir sekilde simule etmektir ama deney mi kontrolden cikar yoksa gorunmeyen bir amac mi vardir ? Insanoglunun evrim surecinin bir sonraki asamasina dogal olmayan bir tekno sicrama mi , yoksa insanligin sonu mu olacaktir ? Peeters bu sorulara yanit ararken hikaye alttan alta her asamainda evrimi de islemekte ve aslinda baska sorulara yanit aramaktadir: evrimin bir dogrultusu ve bir nedeni var midir? Insanoglu ve bilinc seviyesi kacinilamz bir sonuc mudur ? Bir sonraki asamasi nedir ? 

Peeters'in cizgileri ise bana yer yer yapay-zorlama gelse de Aama ve yarattigi dunyayi, hizlandirilmis evrimi renkli bir bicimde isledidi kareler oldukca etkileyici. 





27 Şubat 2021 Cumartesi

Torpedo

Sonunda Torpedo hakkinda kalem oynatabilecek kadar macerasini elde edebildim ve okudum, en azindan mustakil bir basligi olsun: 

Torpedo lakabiyla bilinen Luca 20. yuzyilin ilk yarisinda Newyork'a akin eden sayisiz gocmenden biridir ve kiralik katil olarak calismaktadir. Baba gibi filmlerden yahut Sopranos gibi dizilerden asina oldugumuz organize, devasa mafya teskilatinin bir uyesi degil de -kimi zaman onlar icin calissa da- daha cok bagimsiz olarak parayi verenin isini gormektedir. "Torpedo" ismi de zaten doneminde kiralik katiller icin kullanilan argo bir tabirdir.    




Kendisine ait birkac ilkesi-ahlak dusturu olsa da bunlar meslegiyle ilgilidir ve genel olarak inanilmaz ahlaksiz-kotu adamin tekidir (serinin ilk cizeri Alex Toth tam da bu nedenle; bu kadar kotucul ve kara-mizah yuklu seriyi cizmek istemedigi icin birakmistir) yardim ettigi adam parasini odeyemeyince  karsilik olarak kizina tecavuz etmekten cekinmez ornegin. 

Bilegi kuvvetlidir kuvvetli olmasina ama her karsisina cikani devirecek kadar da becerikli degildir, dayak yedigi yahut vuruldugu da cok olur. Zeki olmasina zekidir, kolayca alt edemecegi bir dusman yahut kalabalik bir grupla karsilastiginda seytanca planlar yapmaktan geri durmaz ama bu alanda alt edildigi de olur. Serinin mizahi genele olarak Italyan cizgi roman geleneginde oldugu gibi yardimcisi Rascal'in uzerinden uretilse de Torpedo'nun komik durumlara dustugu anlar da az degildir. 

Maceralar genel olarak aldigi isler, yahut kendi basina planladigi islerle ilgilidir. Bunlar ekseriyetle kisa, 8-10 sayfalik olmasina ragmen arada uzun 30 sayfalik hikayeleri de vardir. Kimi zaman ise cocuklugunun gectigi Italya'ya, ailesinin karanlik gecmisine isik tutan maceralar yahut bir cocukken geldigi Amerika'ya ilk genclik yillarina donup karakterin koklerini, gecmisini ve gelisimini daha yakindan tanima firsati buluruz.

 



IDW yayincilik tum maceralainin toplandigi seriyi 5 cilt olarak Ingilizce basti ama bugun bu ciltlerin -ozellikle bazi sayilarini- bulmak neredeyse imkansiz.


Fransizca yayini ise yine sert kapakli olmasina ragmen 15 ince ciltlik bir seriyle tamamlanmis durumda.




Ama bu serinin en buyuk farki tum maceralarin renklendirilmis olmasi. Acikcasi renklendirilmis kapaklar bir harika olsa da Abuli'nin bir kac kalem darbesiyle yarattigi siyah-beyaz atmosferi hikeyelerin renklendirilmesine tercih ederim. 

 








6 Şubat 2021 Cumartesi

Wrightson'in Canavarlari

Bernie Wrightson ismi hem korku cizgi romanlarinin buyuk ustasi olarak hem de meshur Swamp Thing'in yaraticilarindan biri olarak muhakkan hatirlanacaktir.   

Elimdeki toplu basim IDW yayincilikdan cikmis 3 ayri -ama birbirleriyle iliskili albumun toplanmis hali. 



Hikayeler maalesef oldukca vasat. Ilk hikaye zombie bir dedektifin, ikinci hikaye devletin sadece paranormal vakalarda yardim aldigi devasa bir canavarin (The Ghoul) ve ucuncusu cocuk yasina ragmen dahi bir bilim adami olan Doc Macabre'nin macerasi. Her ucu de paranaormal-korku hikayeleri ve kahramanlari birbirleriyle tanisirken-beraber calisirken gormekteyiz. Yazar Niles anlasilan bir nevi Dark Justice League yahut Hellboy & BPRD takimi gibi bir canavarlar takimi, mini bir korku evreni yaratmaya calismis. Bunda ne kadar basarisiz olsa da Wrightson 'in siyah beyaz harika cizimleri tam bir solen, herhangi bir metni resimlese bile sadece cizimleri icin bakilabilir sayfalara. 






 




19 Aralık 2020 Cumartesi

A Bag of Marbles

'A Bag of Marbles' Fransiz yazar Joseph Joffo'nun otobiyografik romani olarak yolculuguna baslamis. Hikaye yazarin bir kucuk bir Yahudi cocuk olarak Alman isgali sirasinda alt-ust olan hayatini, kardesi Maurice ile isgal altindaki kesimden Vichy Fransa'sina kacisini anlatmakta. Burada da ozgurluklerine kavusamadiklari icin mecburen savas sonunda dek suren bir kedi fare oyununun parcasi olmak zorunda kalirlar. Bu arada da kimi zaman aileleriyle kismen biraraya gelme firsati bulurlar kimi zaman ayrilmak durumunda kalirlar. Ama hayatlarini surdurebilmek icin surekli de ufak tefek isler, alis-verisler yapmaktadirlar. 



Oldukca guclu bir hikaye olan 'A Bag of Marbles' iki kere de sinemaya aktarilir. 

Bunun yaninda iki bolumluk bir de grafik romani cikar. 

Bu kadar medyumda zaten uretilmis-tuketilmis hikayenin bir de cizgi romaninin olmasinin anlami ne diye sormaya gerek yok zira Vincent Bailly suluboyayla buyuleyici paneller yaratmis : 








Bu arada hikaye, cocuklari odagina almasiyla ayni donemde gecen bir baska gercek hikayeyi, Jesse Eisenberg'un son filmi Resistance'i da andirmakta : 





   

29 Kasım 2020 Pazar

Agent 212

Raoul Cauvin tarafindan yazilip Daniel Kox tarafindan cizilen Agent 212 1975 yilinda Spirou dergisinde yayin hayatina basladi. Dergilerdeki maceralarinin toplandigi album sayisi ise bu sene yayinlanan son albumle 30'u buldu. Frankafon mizah cizgi romani geleneginin -elbette bir Asterix yahut Redkit kadar olmasa da - onemli ve ozellikle yerel bazda kendi hayran kitlesine sahip istikrarli bir parcasi. 






Digerleri gibi uzun, tam albumluk maceralardan ziyade maceralari oldukca kisa. Bazen 1-2 sayfalik mizah gaglerinden olusan hikayecikleri temel olsa da, nadiren 10 sayfayi bulan hikayeler de yer almakta. Bu baglamda Asterix ve Redkit gibi devlerden ziyade kisa hikayeleriyle meshur Gaston yahut Leonard'a yakin durmakta. Cizgi olarak da Marcinelle okulunun komik-dinamik ekolun iyi bir temsilcisi. Kox'un karakter cizgileri ne kadar gucluyse bu ekolun onemli bir unsuru olan arka plan cizgileri ise oldukca zayif -bilincli olarak gecistirilmis gibi-.   

Diger kisa hikayeli kahramanlar gibi uzun maceralari olan kahrmanlara gore yurtdisina acilamamis, daha yerel kalmis bir karakter. Ingilizceye bile cevrilmemis.  

Gaflari, iyi niyetine ragmen yaptigi sakarlikliklar, koca cussesi, hayalperestligi ve safligi tum mizahi ureten unsurlar hikayelerinde. Tum beceriksizliklerine ragmen yine de kimi maceralarda sonuc alabilmekte, verilen gorevi -genellikle kendisini hastanede bulsa da - yerine getirmekte. Esi, mesai arkadasi Albert ve komserleri serinin baslica yan karakterleri. 

Asagida bugun bile tebessum ettirebilen tadimlik bir-kac sayfasi bulunmakta: 







27 Eylül 2020 Pazar

Burton & Cyb

'Burton & Cyb' Segura-Ortiz ikilisinin bir baska harika calismasi. 

Burton & Cyb onceleri (80'lerede) Ispanya'da bir bilim-kurgu/fantastik cizgi roman dergisi Zona 84'de yayinlanmaya baslar, sonrasinda ise Heavy Metal dergisinde Ingilizce tercumesiyle basilir. Burton tipik kahraman gorunumune sahip bir karakter iken bir cyborg olan 'Cyb' ise daha sinsi- guvenilmez bir  gorunume sahiptir. Ama esasen her ikisi de para icin her turlu ahlaksizligi yapabilecek dolandircilardir. Kimi zaman para karsiliginda en adi isleri yapmayi kabul ederek kimi zaman da tuzaklarina dusurecek birilerini ararken tum evreni dolasirlar. 



Tum maceralar hem orjinal olarak yayinlandigi hem de uluslararasi piyasaya ciktigi dergi formatina uygun olarak 6-8 sayfalik kisa, hizli tempolu yogun hikayeciklerden olusmakta. Tipki ikilinin diger eseri Hombre gibi. Tipik bir 'Burton & Cyb' hikayesi kahramanlarimizin birileri tarafindan berbat bir isi gerceklestimek icin tutulmalariyla yahut kendi insiyatifleriyle bir dolandiricilik pesinde kosmalariyla baslar ve mutlaka Segura'nin kara mizahiyla harmanlanan akisiyla beklenmedik bir twistle sona erer. Bu uzay dolandiricilarinin eglenceli hikayelerini anlatirken gunumuz insanina dair bir elestiri getirmeyi de ihmal etmez. Bu kadar az sayfaya bu kadar cok sey sigdirmak ayrica takdir edilesi.  



Catalan Communications bu hikayeleri topladigi harika bir derleme yapmistir lakin bu sadece bir sayi cikabilmis diger Ingilizce hikayeler Heavy Metal sayfalarinda kalmistir. Fransizca kitaplar ise sanirim toplam dort cilt.