6 Ağustos 2019 Salı

The Boys... Dizi vs Cizgi Roman

Diziyi sonunda yeni bitirebildim, cizgi romanla da karsilastirinca her ikisi icin de spoilerla dolu bir yorum cikti ister istemez: 

Sadece cizgi romanin bir degerlendirmesi icin The Boys

SPOILER

Cizgi roman uyarlamalarinda ister istemez akla gelen ilk soru -ozellikle cizgi roman okurlarinca- 'acaba ne kadar sadik bir uyarlama?' olmustur. Konu Boys olunca acikcasi sorunun cevabini daha da merakla bekliyordum ve diziyi yumusatacaklarini tahmin ediyordum. 



Ozellikle siddet ve cinsellik iceren sahneler oldukca yumusatilmis, bu da dogal zira beyaz perde ve tv ekranlari cesurlastikca cizgi roman dunyasinda daha niche daha tabu-yikan icerikler uretildi. (Benzer bir surec bizim ozel tvler-mizah dergiciligi ikileminde de yasandi yerel boyutta)  Kisitli bir kitleye hitap eden bu tarz cizgi romanlarin cok buyuk kitlelere hitap eden ekranlara birebir yanismasini beklemiyorum zaten. Bir kac ornek verelim : masum superkahraman karakterimiz Starlight'in Seven'a girisinde basina gelenler ornegin cizgi romanda Seven'in tum erkek uyeleri tarafindan yapilirken dizide bunun faturasi  tek bir karaktere 'Deep'e kesilmekte. Yahut dizide bir grup erkegi antreman yapmak icin cagiran  Queen Maeve, cizgi romanda onlarla bambaska seyler yapmakta. 

Bunlar uyarlama yapilirken verilmis kucuk kararlar/degisiklikler; cok takilmiyorum. 

Baska kucuk degisiklikler de var, ornegin cizgi romanda "little Hughie" olarak yaratilmis bir karakterin -ki fiziksel olarak ufak tefek biri- dizide oldukca uzun boylu olarak karsimiza cikmasi tuhaf olmus (bunla ilgili kendisiyle dalga gecen bir espri de var). Ya da Butcher'in anlasilmaz derecede sert olan aksaninin da aktor Karl Urban'in buyuk cabasina ragmen oldukca yumusamis olmasi. Cizgi romanin surekli absurt mizah urettigi Butcher'in kopeginin eksikligi de hissediiyor dizide.   




Ama hikayeyi etkileyen buyuk degisiklikler de var; ornegin cizgi romanda The Boys bastan beri Compound V'yi kesfedip hatta kendileri de superlerle mucadele etmek icin kullandiklari halde seride bu kesif oldukca uzun bir zamana yayilmis (aslinda bu yuzden de Mother's Milk'in adi seride biraz anlamsiz kaliyor). Zaten superlerle mucadele edebilmek icin hikayenin belki de ikinci sezonda bu yonde gelismesi sart. Ayni sekilde Hugie cizgi romanda uzun sure Starlight'in yeni kiz arkadasi oldugunu anlayamadigi halde dizide bu surec oldukca hizli gelismekte. Bir baska fark ise tum sezonun hemen hemen Seven'a odaklanmis olmasi. Oysa cizgi romanda Butcher diger ufak tefek super gruplariyla ugrasirken (evet Vought sirketinin Seven disinda bir cok super kahraman grubu var ) ve Seven'a karsi mucadelsini adim adim kurarken dizide Seven disinda cok az super karakter gorebildik. Bu da kisa surede cok sey anlatabilme kaygisindan kaynaklanmakta saniyorum. En bastan 4-5 sezon olacagi bilinse daha farkli kurgulanirdi eminim. Cizgi romanda  Ennis'in dine karsi da oldukca sert bir elestiri gelistirmis olmasina ragmen tipki yine Amazon'un Preacher uyarlamasinda oldugu gibi dine karsi elestiri dozaji azaltilmis (bunun da ticari kaygilarla da iliskisi var elbette). 




Sonucta Preacher uyarlamasindaki formul kullanilmis:  ayni hikaye yapitaslari degerlendirilmis (superler, bir sirket, compound V, onlarla derdi olan bir grup vs) ama karsimiza bambaska bir hikaye cikmakta. Bir nevi what-if hikayesi tadinda. 

Herseye ragmen tipki Preacher'i keyifle izledigim gibi The Boys'u da ilgiyle takip ettim zira okudugum cizgi romandan farkli karakterler olsa da Homelander-Butcher karsilasmasini ekranda takip edebilmek yine de keyifli bir deneyim. Tek istegim dizide henuz goremedigimiz The Legend karakterini ikinci seoznda gorebilmek.  :)

16 Haziran 2019 Pazar

BPRD - Sovyetler Propaganda Afisi Estetigi

BPRD korku, fantastik, bilim-kurgu ve occult unsurlarini ustaca birlestiren en enteresan hikayeye sahip super-kahraman takimlarindan biri. Elbette bir Justice League ya da Avengers populerligine sahip olmasa da sadik bir takipci kitlesi var. Mignola'nin dahiyene evrenini uzun yillar ince ince islemesiyle, yan basliklar ve spin-offlariyla devasa bir kulliyat olusmus durumda. Kimi zaman realist cizgilere sahip cizerler gorev alsa da benim -ve genel olarak tum BPRD okuyucularinin- daha cok hoslandigi sanatcilar ilk donemlerde Guy Davis son donemlerde ise Tyler Crook gibi Mignola'nin kendi uslubuna da yakin, daha karikaturumsu usluba sahip sanatcilar.  

Mignola evrenindeki hikayenin dallanip budaklanmasi ve tum dunyayi tehdit etmesi yuzunden BPRD Rusya ile de isbirligine gitmesi sonucu orada da maceralar yasanmaya basladi. Ozellikle bu sayilarin kapaklari harika bir estetik tasimakta: 

Malum Sovyetler Birligi cizgi romanin hemen hemen hic olmadigi bir donem/cografya ama kendine has bir propaganda afis estetigi gelistirmis durumda ayni zamanda. Buyuk liderler, elleri kollari guclu-abartilmis isci sinifi temsilcileri, kalabaliklar, Sovyet teknolojisinin ve tariminin yuceltilmesi, dusmanlarinin ezilmesi, ufuklar-uzay-daha iyi bir gelecek ve tabi ki kirmizinin bol kullanimi.




Iste bu BPRD kapaklari (82-86 sayilar) bu estetigin ozunu oldukca guzel yakalip yanstimis durumda: 





Elbette bu Sovyetler propaganda afisi estetiginin cizgi roman kapaklarindaki ilk kullanimi BPRD sayilari degil. Bu konuda akla ilk gelen alternatif Superman hikayesi Red Son :






ve sinirli sayida olsa da baska ornekler de var : 














5 Haziran 2019 Çarşamba

SHAZAM - 6 Tanri eder mi?


Super kahramanlarin hizla yukselise gectigi 40'larin basinda Fawcett yayincilik da bu karli isten payini almak icin yeni superler  yaratmaya koyulur. Uretilen bazi kahramanlardan sonra Bill Parker bir grup kahraman yaratir, her biri bir mitolojik kahramanin gucune sahiptir. Editor mudahalesiyle bunlar supermenvari tek bir kahramanda birlestirilir : Captain Thunder. Isim kullanimda oldugundan zamanla Captain Marvel'a evrimlesir. 


Billy Batson, "SHAZAM!" buyulu kelimesini soyleyince bir super kahramana donusmektedir. Kelime 6 "tanrinin" isimlerinin basharfleridir aslinda : Solomon, Hercules, Atlas, Zeus, Achilles ve Mercury. Boylece Kaptan Marvel Suleyman'in bilgeligine, Herkul'un gucune, Atlas'in dayanikliligina, Zeus'un kudretine, Asil'in cesaretine ve Merkur'un hizina sahip olur. 





Her ne kadar Superman'le kiyaslansa da yuz ve vucut hatlari her zaman daha karikaturize cizilir; hikayeleri de cok daha mizah agirliklidir (o yuzden yeni sinema uyarlamasi orjine sadik bir yorumdur). 



Cocuklar icin uretilmis ucuz bir pulp kahraman yaratmanin serbestligi, esnekligi -ve guzelligi- burada ortaya cikmaktadir hemen; sayilan "tanrilar"dan cogu Yunan panteonuna aittir ama bir kismi yanyana dusunulemeyecek isimlerdir : bir Titan olan Atlas ile Zeus gibi, yahut Herkul'un ve Achilles'in panteonda olmayan sadece birer yari-tanri olmasi gibi. Daha da ilginci kelimenin istenilen sekilde soylenebilmesi icin digerlerinde Yunanca orjinal isimleri kullanilirken son Tanri'da Hermes yerine Roma'li karsiligi Mercury'nin tercih edilmesidir (dogru bir tercih olmali zira SHAZAH kulaga pek hos gelmiyor simdi ). En guzeli ise bu mitolojiyle ilgisi olmayan Ibrahimi dinlerin peygamber figuru Solomon'un buraya monte edilmesi (belki de wisdom - bilgelik karsiligi olarak kullanilan Solomon'un Yunan mitolojisinde bir kadin olan Athena ile temsil edilmesi yuzunden ya da yine kelimenin kulaga hos gelmemesi yuzunden ). Populer kultur ogeleri genellikle oldukca esnek ve modulerdir, kimse Solomon'un burada ne isi var diye sorgulamaz; uygun bir koken kolaylikla icat edilir. 

Bu tanrilardan kimi zaman "olumsuz yaslilar" vs gibi bahsedilse de bizzat Kaptan Marvel kimi zaman 6 Tanri gucune sahip oldugunu vurgulamaktadir. Ornegin gercek Yunan Tanrilari ile yaptigi kavga esnasinda :  



Benim hesabima gore 4 Tanri ancak etse de eglenceli karakterdir Shazam :) 


Kaynak : The Classic Era of American Comics, Nicky Wright


1 Haziran 2019 Cumartesi

Naziler Guiness Icer mi?

John Gilroy meshur Guiness reklam afisleri/posterlerinin arkasindaki yetenekli illustrator isim. 

Gilroy yeni pazarlar bulma cabasindaki Irlanda firmasi icin senelerce (yaklasik 35 yil) calismis, iki ana kampanyaya imza atmis. Ilki Guiness'in insanlar icin iyi oldugu, onlara guc ve saglik kazandirdigi temasi uzerine cesitlemeler. Artik klasik olmus afislerden bir kaci: 



Ikincisi ise Guiness ve hayvanlar temali afisler. Hayvanlari kullanmak bir sirki gezerken aklina gelmis Gilroy'un. Burnu ustunde Guiness'i dengeleyen deniz aslani ve meshur Gusiness Tukan kusu boyle dogmus, degisik hayvanlarla varyasyonlarini uretmis Gilroy. 




Bu iki tema uzerien ceistlenmis onlarca ikonik afisi var Gilroy'un ama benim ilk defa gorduklerim Nazi Almanyasini potansiyel bir pazar olarak goren sirket icin oraya yonelik uretilmis-planlanmis calismalari. Henuz savas baslamamisken (1936'da) yapilmis afisler. Burada da iki temayi; 'Guiness ve hayvanlar' ve 'Guiness sizin icin iyidir'i Nazi Almanyasi esliginde ve Almanca takip edebiliyoruz. 


Nazi bayraklariyla donanmis zeplinlerle, meshur slogan Almancaya cevrilmis

Swastika bayraklariyla donanmis Berlin Olimpiyat Stadyumu ustunde Tukan kuslari : Guiness sonunda geldi. 






16 Mayıs 2019 Perşembe

Planetary

Planetary, Warren Ellis'in Authority ile birlikte ayni donemde yarattigi John Cassaday'in cizdigi sadece 27 sayilik oldukca basarili bir superkahraman/bilim-kurgu cizgi romani. 

Kendi tabirleriyle olaganustu olaylar arkeologlari olan kahramanlarimiz tuhaf-paranormal olaylari arastirip bilgi toplayan, kataloglayan bir gruptur. Gruba yeni katilan Elijah ile birlikte hem grubun tarihine hem de karsilastiklari olaylarin gizemine yavas yavas girmekteyiz: Elijah'in gizemli gecmisi, grubun kurucusu dorduncu adamin kimligi, yavas yavas anlatilan asil kotulerin hikayesi...

Ama esasen tum hikaye cizgi roman tarihine gonderilmis bir selam, uzun suren bir saygi durusundan ibaret. Daha ilk bolumde kahramanlarimiz Doc Brass'i bulur, yuzyilinin basindan beri kendi okkult grubuyla kotuluklere karsi mucadele eden Brass aslinda cizgi roman dunyasindaki tum super kahramanlarin bir nevi atasi sayilabilecek Doc Savage'den baskasi degildir. Orjinal Savage'in Man of Bronze diye anilmasindan dolayi bir telif problemi cikmasin diye "Brass" adi verilmistir. 

Savage'in takiminda da yine pulp tarihin kahramanlarinin bir geciti, bir ozetidir adeta : Tarzan, Asyali villian arketipini Hark , Bret Leather ise tum ilk maskeli kahramanlar The Green Hornet, The Shadow ve The Spider'in bir karisimidir. 


Pulp kahramanlarin populer kulturde aslinda kendi yerlerini biraktiklari  super kahramanlara karsi (Justice League benzeri bir ekibe karsi) dunyayi savunmasina sahit oluruz. 


Hem Savage ve arkadaslarinin hem de kahramanimiz Elijah'in dogumgunleri ise aynidir: 1 Ocak 1900. Bugun dogan bir baska birine daha atif yapilir hikayede; 20. yuzyilin ruhu olarak dogan (bu yuzden yuzyilla uyumlu olarak elektirige dayanan gucleri olan)  yazar Ellis'in The Authority icin yarattigi Jenny Sparks. Surec icerisinde birbirlerini baglayan bu tuhaf tesadufun gizemini de ortaya cikarmaya calisirlar. 

Kahramanlarimiz hemen her bolum populer kulturun ve cizgi romanin yeni yorumlariyla, yeniden kurgulanmis orjin hikayeleriyle karsilasmaya baslar. 

Fantastik Dortlu'nun hikayesini bambaska bir acidan dinleriz. John Constantine ve diger gizemli Vertigo kahramanlarini, Superman,Wonder Women ve Green Lantern'in hikayeleri yeni bastan takip etme imkani buluruz. 




Super kahramanlarin gizli kimliklerinin olmasinin adetten oldugu gunlerde Thor'un da bir gizli kimligi vardir elbette.Her ne kadar bugun bize sacma-yabanci gelse de meshur cekici Mjolnir'i ise bir sopa-baston seklinde kamufle etmektedir.


Bastonun cekice donusmesini buyu diye gecistirmeyip bilim kurgu temeline oturtmayi dener Ellis (bence harika bir bulusla) ve basarili da olur. Sherlock Holmes'den Frankenstein'a Gorunmez Adamdan Drakulaya Viktoryen donemin hala karanliklarda saklananan canavarlari ile de tanisiriz. John Stone ise James Bond/Nick Fury karisimi bir ajan tiplemesine gondermedir. Bu saygi durusu mutlak bir  takdir etme, yuceltme biciminde degildir elbette yeri geldiginde populer kulturu acimasizca elestirdigi de olur Ellis'in. 

Tum bunlarin disinda alttan alta devam eden bir de buyuk hikaye vardir : Alternatatif Fantastik Dortlu grubu uzaya degil evrenler arasi yapiya yapmaya calistiklari yolculuk sirasinda buyuk gucler kazanmis ve hikayemizin ana kotuleri olmustur. (Evrenler arasi boslukta yolculuk etme ve bunu gerceklestirebilecek bir tur uzay gemisi Ellis'in The Authority'de de kullandigi bir fikirdir) 

Tum hikaye boyunca Planetary ve Fantastik Dortlu arasindaki mucadele de adim adim ilerler. 

Kapaklar: 







6 Mayıs 2019 Pazartesi

The Goddamned

Jason Aaron'in Cain'in hikayesini bambaska bir sekilde anlattigi cizgi roman "The Goddamned" okundugunda yakin zamanlarda cekilmis benzer konulu bir filmi hatirlamamak mumkun degil: Aronofsky'nin Noah filmi. 



Film Nuh'un hikayesini alisilmisin disinda bir bicimde anlattigi icin hem tuhaf bulunmus hem de kimi dini cevrelerce elestirilmisti. Oysa Aronofsky'nin yaptigi extra-Biblikal denen Bible disindaki (kimi apoktifal olarak nitelenen, ortadoks Hristiyanlarca kabul edilmeyen) kaynaklarin anlattigi hikayeyi perdeye tasimasiydi. Bu literaturun en onemli sahislarindan birinin yani Enoch'un filmin anahtar karakteri olmasi da bosuna degildi. 

Jason Aaron da cizgi romanda ayni seyi yapmakta ve ektra-Biblikal kaynaklari hikayelestirmekte. Yine bu literaturun onemli  kisisi Enoch'a da gonderme yapmakta: buna gore tekerlek-demiri isleme gibi teknolojileri Enoch'un zamanindan beri gormedigini soylemekte Cain (zira bu mitolojiye gore insanlik bu bilgileri bizzat Enoch'a borculudur). 



Devler olarak nitelenen Nephilim de benzer bir literaturun urunudur, "dusmus" meleklerin yoldan cikarak insanlarla uremesinden dogan bu yari-ilahi yaratiklar bir yanlariyla insanlari bir yanlariyla ilahi yaratiklari/dunya otesi katmanlari temsil etmektedir. Hic bir insanin veya doga olayinin olduremedigi Cain de bu yuzden kendini ancak bir Nephilim'in oldurebilecegine inanmaktadir. 


Islami mitolojideki Harut Marut da kendilerine insani nefisler verildiginde yoldan cikan (dusen) ve insanlarla nesilleri karisan meleklere denk gelmektedir. (Aslinda bu fikri en guzel degerlendirip yeniden yorumlayan ise Garth Ennis ve Preacher'da kullandigi Genesis fikridir bence. Tum hikaye bir melegin yoldan cikmasiyla baslar )

Son olarak Cain'in sikca silah olarak kullandigi cene kemiginin de Biblikal mitolojide onemli bir yeri oldugunu vurgulamak lazim; Bible kahramani Samson bir essegin cenekemigini silah olarak kullanarak buyuk bir Filistin ordusunu yenmistir bu mite gore. 



Devami henuz gelmese de The Goddamned ilk albumu hem cizimleri hem de hikayesiyle Amerikan comics dunyasinda gormeye cok aliskin olmadigimiz bir eser. Cok katmanli gondermeleriyle daha cok bir BD albumu tadi birakti bende. 


  





22 Nisan 2019 Pazartesi

Slaine

Conan, bugunlerdeki gibi tekrar cikacak mi, satacak mi, devam edecek mi sorularina muhatap olmadigi 70'ler ve 80'ler boyunca buyuk bir sukse yaratmisti. Pesinden de taklitleri, filmleri ve filmlerinin kopyalari geldi elbette. 

Cizgi roman dunyasinda da Conan ruzgarini yakalamak icin degisik Kilic & Buyu cizgi romanlari yapildi, cogu basit Conan taklitleri olarak unutuldu gitti ama bunlardan biri oldukca basarili oldu : Slaine. 

Slaine,  UK'in Amerikan barbarina verdigi cevapti, 83 yilinda 2000AD dergisi icin yaratilmisti. Yillarca da hem derginin vazgecilmezi oldu hem de disarida yayinlanan (ozellikle Avrupa'da) ve sevilen ender 2000AD islerinden biri oldu. Amerika yayin hayati ise berbat renklendirmeler ve kotu kapaklar yuzunden pek basarili gecmedi. (Turkiye'de bir gazete ekinde yayinlandigini ogrendim ama kac macerasi yayinlanma sansi buldu bir bilgim yok) 

Slaine ilk bakista Conan benzeri bir barbar gibi gozukmesine ragmen, okumaya baslayinca oldukca degisik unsurlar barindirdigi anlasilmakta. Herseyden once yazari Pat Mills'in klasik Ingiliz kara mizah anlayisi sayesinde oldukca eglenceli bir metin Slaine; yaninda gezdirdigi cuce Ukko ile diyaloglarindan panellere serpistirilmis Conan gondermelerine kadar mizah dozaji oldukca yuksek bir cizgi roman. 

Slaine'in kral secilmesine arka planda kil olan Conan :) 

Ikinci olarak her ne kadar Slaine iyi bir savasci olsa da asil ozelligi, asil gucu kimi zaman gecirdigi spasm sayesinde vucuduna kanalize ettigi Tanrica Danu'nun gucuyle gecirdigi Hulkvari donusum ve kazandigi kuvvet. Bu kimi zaman kontrol edilemez, yonlendirilmez ve Hulk'unkinden de oldukca vahsi bir donusumdur. 



Ucuncu onemli bir ayrim mitolojinin - ozellikle Kelt/Irlanda mitolojisinin- cizgi romanin eksenine oturmasi. Sadece bir-kac antik tanri adi anmanin otesinde hikayenin ana omurgasinin bu mitolojiye dayanmasi ve ana tanrica Danu hikayesi uzerinden ilkel toplumlarin anaerkil yapida olmalari olasiligini tartismasi ve bu baglamda donemin feminizm tartismalarina gonderme yapmasi.    

Son ayrim ise 2000AD bir temel olarak bir bilim-kurgu dergisi oldugundan Slain'in de maceralari kendi mitolojik dunyasiyla sinirli olmamasive uzay zaman siniri gozetmeksizin bilim-kurgu icerikli fantastik maceralar da yasamasi.  

Yayin hayati olarak da ikiye ayirmak lazim Slaine'i : oncelikle uzun sure yayinin surdugu siyah-beyaz donem. Bu donemde sonralari Preacher (Vaiz)'in kapak ressami Glenn Fabry'nin ve 2000AD'nin istikrarli ressamlarindan Italyan Belardinelli'nin  harika cizgileriyle can bulur.



Ikinci donem ise 89'da Simon Bisley ile acilir. Siyah beyaz cizgi romana alismis 2000AD okuyucusuna oldukca alternatif renklendirmesiyle bambaska bir atmosfer yasatir Bisley.




Kapaklar: 




Bazilari oldukca kotu Amerikan kapaklari