23 Kasım 2018 Cuma

Halo Jones Destani - The Ballad of Halo Jones

'Ballad' kelimesi Turkce'ye 'sarki' olarak cevriliyor genelde (Corto Maltese'den hatirlayalim) ama anlamda birseyler eksik kaliyor. Balad herhangi siradan bir sarkidan fazlasi, daha geleneksel-destansi bir formu ifade etmek icin kullanilmakta. "Turku" kelimesinin de birebir karsiladigina emin degilim, belki de serbest bir ceviriyle "destan" olarak cevirmek gerekiyor ya da "agit".

Halo Jones tam anlamiyla destansi bir cizgi roman, mitolojide ya da gecmiste degil cok uzak gelecekte gecen bir hikaye. Buyuk cizgi roman ustadi Alan Moore'un pek az bilinen erken donem calismalarindan biri. Moore'a buyuk cizer Ian Gibson'in eslik etmesiyle Halo Jones'un destansi siyah-beyaz atmosferi-evreni yaratilmakta.




Insanoglunun 55.yuzyilda buyuk bir teknolojik seviyeye ulastigi, galaksiye yayildigi ve bazi uzayli irklarla yanyana yasadigi ama buyuk kalabalik sehirlerde evden cikip alis veris yapmaya gitmenin bile riskli oldugu tekinsiz bir dunya bu. Ve bu dunya icinde kendini bulmaya calisan siradan bir kadinin hikayesi Halo Jones; onu onculleri veya benzer baglamlardaki elinde lazer silahi olan kadin kahramanlarla kiyaslamamak lazim. Eline silah alip evreni fethe cikan bir 'heroine' degil, en yakin arkadasini bir cinayete kurban verdikten bir digerini de dini bir kulte kaptirdiktan sonra hayatini sorgulayan, kendi hikayesini yazmaya, kaderini eline almaya calisan siradan biri.  

Moore'un harika orjinal buluslari sizi hemen bu evrenin icine cekiyor; ornegin bu tehikeli dini kulte kaptiranlarin kendilerine operasyonla -beyinlerine- bir aparat takmalari, zihinsel fonksyonlarini artik tam kullanamamalari... Bu operasyon elbette dini kultlere kendilerini kaptiranlarin yaptiklarini literal baglamda simgeliyor, bu insanlar tarih boyunca bir ameliyat gecirip beyin loplariyla oynatmasalar bile zihinsel faaliyetlerinden-rasyonel dusunme yetilerinden vazgecmekteler. Ya da gecici etkileriyle bir silah olarak "zenegede" granede (el bombasi) kelimesiyle zen kelimesinin birlesmesinden olusan bu kelime bir silah olarak gecici tesir birakiyor kullanilan kiside: nirvanaya ulastigi, herseyi cozdugu gibi uyusturucu etkiler birakiyor, herseyi bosveriyor. Butun bu hos buluslarin altini kazidiginizda ise cok saglam bir savas-karsiti metin cikmakta.



Gibbons ise sadece siyah/beyazla nasil renkli-detayli bir evren yaratilabileceginin dersini veriyor adeta. Bugune kadar gordugum en guzel siyah-beyaz desene sahip cizgi romanlardan biri.



Maalesef bu harika cizgi roman Quality Comics basligi altinda bir comics formatina donusurulmeye 
calisildi Amerikan pazari icin. Gibbons'in harika siyah beyaz sihri kotu bir renklendirmeyle dagitildi (asagida bazi ornekler var). 2000AD formatindan comic book formatina gecerken panellerle, oranlariyla oynandi. Uzun soluklu bir comics yayinina yeterli Halo Jones malzemesi olmadigindan dolgu malzemesi olarak alakasiz isler kullanildi. Toplamda 12 sayi cikabilen bu yayini bugun tamamiyla toprlamak oldukca zor.




Oysa yapilmasi gereken oldukca basitti: yilar sonra Titan yayinevinin yaptigi gibi 2000AD materyalini orjinalini bozmadan bir grafik roman seklinde yayinlamak ve olumsuz bir esere sahip olmakti. Neyse ki su an bu formatda yayinlanmis bulunmakta. Quality Comics denemesinden elimize kalan yegane olumlu sey ise ektradan uretilmis (Gibson cizimlerinin yerini tutmasa da) kapaklar.








14 Kasım 2018 Çarşamba

Tom Strong - Liste

Alan Moore'un az bilinen eserlerinden biri Tom Strong, cesitli spin-off lariyla oldukca daginik ve uzun bir zaman dilimine yayilmis bir yayini var. Ekte bu yayinlarin basta wiki olmak uzere cesitli kaynaklardan olusturdugum bir listesi var (Terra Obscura gibi bazi ilgili serileri dahil etmedim).



Bunlarin hepsine ulasmak oldukca zahmetli o yuzden oncelikle orjinal ilk seriyi toplamaya gayret ediyorum: 










12 Kasım 2018 Pazartesi

Steampunk Bir Masal

Ana akim cizgi romanlarda cok yer bulamasa da, sayica cok olmasalar da tutarli, istikrarli bir steampunk cizgi roman okuru var yurt disinda. Bu okur kitlesinin begenisi icin uretilen birbirinden ilginc mini-seriler var ; iste bunlardan biri de "The Steam Engines of OZ". 

3 sayilik bir mini serinin ardindan bir 3 sayi daha devam hikayesi cikmis; tesadufen elime gecti. En guzeli de bu alt-ture merakli okurlarin bir kickstarter sayfasi ile serinin yaratilmasi icin gerekli parayi aralarinda toplamis olmasi. 

Formul basit aslinda: cok bilinen -sevilen bir hikayeyi alip bir "steampunk" evreninde yeniden yorumlamak, buhar gucuyle calisan devasa makinalar, carklar, disliler-kayislar, deri giysiler, gozlukler vb. Hem bu sefer isleri de kolay zira OZ buyucusu hikayesini bilenler ana karakterlerden birinin Tin Man (Teneke adam ) oldugunu hatirlayacaktir. Teneke Adam "SteamPunk" evenine kolayca yatay gecis yapabilecek bir robot esasinda; mekanik bir insan. 



Hikayemiz de 'Teneke adam'in kral olup kendini surekli 'upgrade' etmesi, arkadaslarini birbir kendinden uzaklastirmasi ve sonucta metal ve kalpsiz (gercek anlamda) bir diktator olmasiyla basliyor. Emerald sehrini surekli buyutmeye baslamasiyla da dogayi, cevreyi yoketmeye ; OZ ulkesinin buyusunu bozmasiyla devam ediyor (Tanidik geldi mi? ). 

Progress Progress...

Buna karsin yeni kurulan dostluklar ve ittifaklar da hikayenin omurgasini olusturmakta zira turumuz yaratici kadronun da dedigi gibi "steam" oldugu kadar (carklar-disliler) "punk" da ayni zamanda, yani dogasinda isyan tasimakta.  

Oldukca zevkli, kolay okunabilen, digital renklendirmenin guzel orneklerini barindirian, bu alt-turun meraklisini tatmin edecek bir seri.    





10 Kasım 2018 Cumartesi

Judge Dredd'in Amerika cikarmasi



Judge Dredd'in ilk Amerika macerasi Eagle Comics basligi ile 80'lerde oldu; hemen ardindan bayragi devralan Quality Comics sadece Judge Dredd degil pek cok 2000AD kahramanini Amerikan pazarina sokmaya calisti. Bunlar Ingiltere'de cokca tutulan-sevilen (bazilari oldukca kaliteli) cizgi romanlardi ama pek cogu Judge Dredd kadar sansli olamadi, cok kisa sayilabilecek sayilarla yayin hayatina veda ettiler. (Bunlardan bazilarina sonra deginiriz) 



Quality Comics 2000AD'de haftalik olarak yayinlanmis eski materyalleri Amerikan pazar mantigina uygun bir bicimde cogu zaman sonradan renklendirip (bunlarin ekseriyeti kotu renklendirmeler) yeni kapaklarla 32 sayfalik comic-book formatiyla sundu. Kotu renklendirmenin yanisira haftalik uretimin handikapi olarak (bizim mizah dergilerinden hatirlayabilecegimiz) her dort-bes sayfada sanki hikaye yeni basliyormuscasina yapilan hatirlatmalar ve de bazilari sadece 4-5 sayfa suren kisa hikayeler de eklenince (zira bu kisa hikayeler bir 2000AD sayisina denk geliyordu) bu tarz bir donusumun pazarin taleplerine uymadigi ortaya cikar. 

Yine de Dredd yayin uzun sayilabilecek (77 sayi) bir omre sahip oldu. Diger yayinlarin aksine Dredd sevildi baska yayinevleri tarafindan sonralari degisik bicimde tekrar tekrar piyasaya sunuldu. Cizgi romandaki asil "British Invasion" belki 2000AD karakterleriyle degil ama yazar ve cizerlerinin Amerikan pazarina transferiyle sonralari gerceklesti. 

Asagida bu seriden edinebildigim bazi sayilarin kapaklari yer almakta (maalesef efsanevi Dredd cizeri  Carlos Ezquerra'nin resimledigi macera sayisi oldukca az ama ornegin henuz genc bir Steve Dillon'un imzasiyla karsilasmak oldukca guzel) 












1 Kasım 2018 Perşembe

Defenders

Hayir, Netflix dizisinden degil orjinal Defenders'dan bahsedecegim. Ilk seri 70'lerde yayinlanmaya basliyor; Dr.Strange, Namor, Hulk ve Silver Surfer'dan olusan kadro hizla ve surekli olarak degisiyor. Elime gecen ve okudugum 30'lu-50'li arasi sayilarda genel kadro Dr.Strange, Valkyrie, Nighthawk, Hulk'dan olusyor ama Red Guardian , PowerMan, Son of Satan, Hellcat gibi pekcok karakter uzun ya da kisa donemlerle maceralara girip cikmakta. 

Defenders bu donemlerde Marvel'in agir topu Avengers'in uyesi, Fantastik Four uyesi ya da X-Men uyesi olmayanlarin toplandigi cok derme catma bir grup havasi veriyor. Tek kelimeyle ifade edilmesi gerekirse Nighthawk'in tanimlamasi cok yerinde : "misfits". Bir yere aidiyeti olmayanlar, tutunamayanlar.


Ikincil derecede onemli bir grup olmanin sikintisi senaryoda ve cizimlerde de kendini hissettiriyor ; detayli bakmadim ama yazar ve cizer olarak daha ikincil kaynaklar belli ki Defenders'a ayrilmis. 

Yine de bu misfitlik ve surekli degisen kadro ilginc bir dinamizim yaratmis, maceralar kendini okutuyor ama serinin daha iyi olmasinin onundeki en buyuk engel bunlar da degil bence. En buyuk handikapi en berbat kotulerle savasmalari. Cizgi romani okunur yapan ana karakter oldugu kadar kotu karakterdir de malum ama malesef Defender'in bahtina Marvel' in en B sinifi kotuleri dusmekte: kafasini patlatabilen Headmen uyesi,  Eel & Porcupine, Plantsman ya da Scorpio gibi. Nadiren de Nebulon gibi daha kaliteli-ust duzey dusmanlarla karsilasmaktalar.

Burclardan dusmanlar

Hulk'dan takim uyesi Nighthawk'dan lider olmaz 

En begendigim yani ise muhtesem kapaklari, klasik Marvel komposizyonu diyebilecegimiz/diger Marvel gruplarindan da asina oldugumuz "ortada guclu bir dusman-etrafinda grup uyeleri" temali harika kapaklar bunlar.

Asagida orjinal kapaklardan bir derleme de var:







28 Ekim 2018 Pazar

Superman Taklitleri

Taklitler aslini yasatirmis, cizgi roman tarihinin en yasli-en sevilen ve hala populer karakterlerinden biri olan Superman'in de hem kendi yayin evi DC'den hem de cesitli rakipleri tarafindan oldukca cok miktarda pastisleri yaratildi, halen de yaratilmakta.

Bunlar kimi zaman Superman'i birebir taklit ederken kimi zaman kotu versiyonlari yahut mizahi versiyonlari oldu. Sayilari o kadar cok ki ; tam bir liste yapabilmek neredeyse imkansiz. 

O yuzden asagida en sevdigim 10 tanesini siraladim, Watchmen'in Doctor Manhattan'i gibi Superman'in de otesinde bir karakteri ya da maceralarini dunyada yasamadigindan Marvel'in Gladiator karakterini listeye almadim. Okumayanlar icin dikkat!!! bir-kac spoiler icerebilir : 

1. Sentry: Marvel evrenindeki belki de en dehset verici Superman pastisi; Ares ile olan savasi (ki buna savas denebilirse) hala akillarda. 




2. Hyperian: Sanki Superman Marvel evreninde olsa ne olurdu sorusuna cevap olarak verilmis bir karakter. Saniyorum normalde ara sira kullanilan bu karakterin son donemde populerliginin artmasinda cok basarili Avengers animasyonun da buyuk rolu var. 




3. Apollo: Warren Ellis'in yarattigi karakter ozellikle ilk hikayeleri muhtesem olan Stormwatch ekibinin bir parcasi. En onemli surpriz ise yine ekibin uyesi olan Batman pastisi Midnighter ile olan buyuk asklari :) 



4. Omni-Man: Cok basarili Invincibles cizgi romanin Superman'i. Invincible 'in babasi. Dunyamiza bir baska gezegenden tesadufen degil ozel bir amacla gonderilmis durumda (sadece bu kadarini yazalim).


5. Homelander: Bu aralar dizisini bekledigimiz 'The Boys' cizgi romanin gorup gorebileceginiz en farkli(!) , en sapik Supermen'i. Garth Ennis'in zihninin urunu elbette.  



6. Captain Dynamo: Image comics'in Superman gibi Superman'i. Ama aradaki buyuk fark karsi cinse asiri duskunlugu, bunun sonucu olarak da her biri farkli annelerden dogan cocuklarina farkli guclerini miras birakmis olmasi. Kendi hikayesinden daha cok cocuklarinin hikayesine odaklandigimiz Dynomo 5 Mahmud Asrar imzasiyla : 



7. Sun God: Marvel'dan baska bir Superman pastisi, bu sefer Sentry gibi sorunlu-guvenilmez degil Superman'in kendisi gibi tam bir 'boyscout/izci'.  



8. The Utopian: Mark Millar'in Jupiter's Legacy serisi icin yarattigi Superman; en buyuk darbeyi hic beklemedigi yerden almasiyla hikaye baslamakta. 



9. Samaritan: Superman disinda bir superman secseydim bu kesinlikle Astor City'nin Samaritian'i olurdu. Busiek ozellikle kahraminin ic dunyasini anlatarken harika bir is cikariyor, hikayelerini okumaya doyum olmuyor.  



ve favorim: 

10. The Plutonian:  Mark Waid'in muhtesem serisi Irredeemable'in kahramani. Eger dunyanin en guclu superkahramani dunyanin en guclu kotusune donusurse ne olur? Neler yapar, onu kim nasil durdurabilir sorularinin cevabini arayan muhtesem bir seri.