1 Ekim 2018 Pazartesi

Uretken bir deha : Goscinny

(Asagidaki bilgiler ve resimler "Astérix in Britain: The Life and Work of René Goscinny" sergisinden derlenmistir)

Goscinny'nin yazarlik yonu hepimizin malumu ama kariyerine hem yazar hem de cizer olarak baslamis; daha cok genc yasta yaptigi cizimlerde donemin savas atmosferinin (2.dunya savasi) yankilarini gormek mumkun : 




Savas ertesi donemde New York'a tasinir ve bir sure burada illustrasyonlar yaparak gecinir (45-51 yillari arasinda); bu surecte daha sonra MAD dergisini yaratacak olan Havery Kurtzman ve baska yazar-cizerlerle tanisir: 


New Yorker'da yayinlanmayan karikaturleri



Belcika'ya donusunde cesitli gazete ve dergilerde yayimlanmis tamamini kendi yazip cizdigi tek cizgi roman dedektif 'Dick Dicks': 





Yetenekli bir cizer de olmasina ragmen 50'li yillardan itibaren yazarliga agirlik vermeye baslar. Erken donem yazar-cizer isbirliklerinden birini daha onceden tanistigi Jije ile yapar. Iyi ki de bu yolu tercih eder zira bundan sonra tamamen yazarliga agirlik verecektir ve bircok cizerle yaptigi isbirlikleri sonucu pek cok seriye yazar olarak imza atacaktir: 



ilk Westernlerden Jerry Spring'in orjinal sayfalarindan (56 yili)  
Uderzo ile isbirlikleri ise Asterix'den cok daha oncesine dayanir : ilk yarattiklari karakterlerden Pistolet (52) :



sonrasinda da Oumpah-Pah elbette (59) : 


Devam edecek...

30 Eylül 2018 Pazar

Astro City - Liste




1995'den beri degisik yayinevlerinden oldukca duzensiz araliklarla cikan Astro City'yi takip etmek kolay degil; internette daginik olarak yer alsa bile dogru duzgun bir yayin listesine ulasmak bile oldukca guc. 

Bu yuzden basta wiki ve herocopia websayfalari olmak uzere bi-kac yerden derlenmis bir yayin listesi hazirladim. Seri ile ilgilenenler icin faydasi olamasi dilegiyle. 

Astro City

27 Eylül 2018 Perşembe

Shadowman

Valiant evrenin 90'lardaki yildizlarindandir Shadowman, siradan bir jazz sarkicisiyken vudu sayesinde insanustu guclere kavusan Jack Boniface'in oykusudur. Karanligin cokmesiyle kendi kontrolunun disinda bir kimlige burunur.

Hem diger superkahraman hikayelerinin aksine New Orleans'i mesken tutmasi hem de vuduya dayanan guclerinin esnekligi, zamanla kesfedilmesi, mistik arkaplani sayesinde oldukca populer olur. Cok iyi satis rakamlari da yakalar.



Ama sirketin defalarca el degistirmesi, tutarsiz stratejiler, serinin degisik yaratici ekipler tarafindan tekrar tekrar elden gecirilmesi (ve elbette zamanla degisen kosullar-begeniler) sonucu cok uzun soluklu olmaz.  Oysa Marvel/DC gibi buyuk bir cizgi roman evrenin parcasi olsaydi oldukca uzun bir hayati olabilirdi. Bu potansiyele-zenginlige sahip bir karakterdi. Yillar sonra bir-kac kez tekrar yayinlanmaya calisilsa da eski basarisini bir daha yakalayamaz.

Shadowman'in herhalde en basarisiz yani olan anlamsiz kostumu :) 



Pek cok yazar-cizer tarafindan uretilmistir Shadowman zaman icerisinde. Bu kare de buyuk usta Ditko'nun oldukca basarili bir calismasi. 

Bu yil icerisinde belki de New Orleans'li bir "vudu" kahramaninin olmasi gerektigi gibi siyahi bir karakter olarak tekrar baslatildi Shadowman. Bakalim akibeti ne olacak. 

23 Eylül 2018 Pazar

Herkul'un 11. Gorevi

Avengers 675. sayidan harika bir sayfa; Herkul parcalanan heykelden kopan devasa kureyi Atlasvari bir sekilde kaldirirken kendi gecmisine bir gonderme yapmayi da ihmal etmiyor: " Atlas'in yapabildigi herhangi bir seyi Herkul cok daha iyi yapabilir" : 




Marvel elbette mitolojiden sonuna dek faydalanmayi cok iyi beceriyor; Herkul'un gonderme yaptigi Atlas'la olan klasik mitolojideki macerasi (11.gorevi) ise daha once Herkul 121'de anlatilmis : 





Spoiler vermeden Herkul 124'de Atlas'la bir rovans karsilasmasi oldugunu da ekleyelim: 



18 Eylül 2018 Salı

Iki Halid bin Velid

Suat Yalaz ustanin Gunes gazetesi icin hazirladigi bir dizi Islam tarihi cizgi romani vardir, bunlardan birisi de Halid Bin Veild'in hayat hikayesidir. Yalaz siparis olarak aldigi Islam tarihi islerini maharetli elleriyle resimler, Halid Bin Velid albumu de ustanin bunca yillik Karaoglan deneyimlerinden firlamis savas sahneleriyle bezeli oldukca kaliteli bir yapittir. 

Yalaz'in harika kareleri

Yillar sonra ise Osmanli Kitabevi ismiyle (Murat Sevinc imzasiyla) yayinlanin bir baska Halid Bin Velid cizgi romaninin dijital kopyasina rastladim, kim neden zaten Turk Cizgi romanciliginin sayili ustalarindan biri tarafindan resimlenmis bir hikayeyi tekrar anlatmak istesin ki diye dusunmeye kalmadan cevap kendini yayinevinin adinda ve onsozunde belli etti: 

"Musluman cocuklara ve musluman genclere zaman oldurtmekten baska bir ise yaramayan Amerika damgali romanlar yerine simdi kendi kahramanlarimizin romanlarini okuyacaksiniz." 

Klasik bir sekuler Cumhuriyet yazar-cizer kusagina mensup Yalaz'in "asiri" objektif, disardan bakan, tarihi anlatiya mumkun mertebe sadik hikayesi yeterli bulunmamis olacakti ki boyle bir propaganda isine girisilmis, hikaye yeniden cizilmisti. Gercekten albumler yanyana okununca aktarilan, on plana cikartilan ve kimi zaman atlanan vakalar, disaridan ve iceriden bakmalar kendini hemen belli ediyordu; bir-kac ornek verelim: 

Nasil ve neden oldugu tartismali olsa da Halid Bin Velid'in savaslarinda anlatilagelen "esir oldurme" vakasi Yalaz'da yer alirken bu olay Osmanli Yayinevi albumunde tamamen atlanmistir:  



Peygamberin olumunden sonraki cekismeler-kargasalik Yalaz'in albumunde yer alirken  Osmanli Yayinevi albumunde boyle birsey olmamis gibidir; Ebubekir kolayca halife olur: 




Osmanli Yayinevi albumunde Halid zehir icerek adeta bir keramet gosterirken Yalaz'in albumunde boyle normal-otesi bir vaka elbette yoktur: 



Son olarak Halid'in Omer donemindeki azledilmeleri, bunca zaferine, baskomutanligina ragmen vali olarak bile kalamamasi Osmanli Yayinevi albumunde yumusakca gecistirilirken Yalaz'da tum ciplakligiyla anlatilir hatta bu cekisme Halid'in kahirdan olumune neden olmustur. 




Son olarak Osmanli yayinevi onsuzune soyle devam etmektedir: 

"Bizim cizgi romanlarimizda uydurma ve hayal mahsulu olaylar yok... Ne okuyorsaniz bu okudugunuz olaylar ayni ile yasanmis hadiselerdir." 
Elbette burada kastedilen bir kurgu olarak Amerikan super kahramanlarinin karsisina musluman cocuk ve genc icin konmus kurgu olmayan Islami kahramanlarin hayat hikayeleridir. Lakin yukaridaki orneklerle gordugumuz uzere (bunlari cogaltmak mumkun) atlanan veya eklenen detaylar, on plana cikartilanlarla aslinda yine de -ideolojik bir amac ugruna- gunun sonunda bir kurgu olusturulmakta, bir propaganda yapilmaktadir. 


3 Eylül 2018 Pazartesi

Asterix ve Duvar

 Asterix serisinin besinci kitabi (Asteriks Galya Turu - Asterix and the Banquet) Romalilarin bir turlu yenemedikleri Galyalilari insa ettikleri buyuk bir duvarla koye hapsetmeleriyle baslar. Asteriks ve Obeliks, duvarin kendilerini durduramayacagini iddia edip istedikleri an koyden cikabileceklerini soylerler ve bunun uzerine Romalilarla bahse girerler. Asil macera da (Meshur Tour de France'e gonderme olan Galya Turu kismi) bundan sonra baslar. 





Hikayeyi cocuklugumda ilk okudugumda bu duvar isine pek bir anlam verememistim ; oyle ya kahramanlarimiz istedikleri an serbetlerini icip duvari asabilirlerdi. Duvarin onemini ve sembolizmini yillar sonra ancak Sezar'in Galyalilarla olum-kalim savasi olan Alesia Muharebesini okuyunca anlayabildim. Sezar buyuk bir devlet semsiyesi ya da onder altinda birlesmemis Galyalilari kabile kabile ortadan kaldirirken -ya da anlasarak kendi safina cekerken- Galyalilar sonunda Vercingetorix'in onderliginde toparlanirlar ama Sezar onlari Alesia'da kusatir. Ac kalmalarini ve teslim olmalarini saglamak icin de bu kucuk kale-yerlesim biriminin cevresine kisa surede buyuk bir duvarla tahkim eder. Hatta disaridan gelecek yardimi, biriklerine olasi bir saldiriyi engellemek icin bir de dis duvar-tahkimat yaptirir ve bunlarin icinde bekler. 



Uzun lafin kisasi 'Duvar' aslinda Sezar'in askeri dehasinin urunudur ve basarili olmustur, ve tum Galya Romalilarin egemenligine girer; Vercingetorix ise teslim olur. 

Goscinny - Uderzo ise zeka dolu bir gondermeyle Galyalilarin yenilgisine neden olan 'Duvar' stratejisini ters yuz ederek kahramanlarimizin alay konusu yaptiklari, eglendikleri bir nesneye donusturerek hem tarihi silbastan yazarlar hem de Galyalilarin milli hassasiyetlerini tamir ederler. Tarihte direnen Galyalilari acliga mahkum eden duvar Asteriks ve Obeliks'in ziyafet turuna vesile olur. 


27 Ağustos 2018 Pazartesi

Fumetti'nin Durumu

Italya'da (sadece Milan'da) Italyan cizgi romanlarinin son durumunu  (gorunurluk-erisilebilirlik-fiyat vb) gozlemleme sansi buldum ; sevenleri icin bazi notlarim ekte : 

Kitapcilar: Cizgi roman kitapcilarda hemen hemen yok gibi, oldugu zaman ise daha 'seckin' oldugu dusunulen grafik romanlar, cizgi roman uzerine yazilmis arastirma kitaplari ya da ciltlenerek toplanmis baskilar halinde varlar. Fumettinin ise kesinlikle ozel bir yeri yok bu raflarda: 



Cizgi Roman Dukkanlari: Kesinlikle bir Marvel-DC & Manga hakimiyeti var. Dunyayi saran Mangalar ve Amerikan 'Comics' bu dukkanlarin ana satis nesnesi. Fumettiler ise cok katli dukkanlarin bir katinda ancak bir-kac raf isgal edebilmekte (Fumetti uzerine uzmanlasan dukkanlar vardir belki ama bana denk gelmedi) : 

   


Gazete Bayileri: Gazete satan, sehri kitapci veya cizgi roman dukkanlarindan cok daha kapsamli bir sekilde sarmis bulunan bu yuzden de kolay ulasilabilir olan bayilerin de maalesef hepsinde cizgi roman yok. Fumetti halen bazi bayilerde bulunmakta, ozellikle bizde de cok sevilen Zagor, Tex, Dylan Dog gibi basliklar buralarda bulunabilmekte ama dedigim gibi sadece bazilarinda. Amerikan cizgi romanlari da anlasilan bu bayilere sureli yayinlar olarak degil belki ama ciltli eski yayinlar olarak girmis durumda. 




Fiyatlara gelince Zagor'un son sayisini (683) 6 euroya aldim, diger sureli yayinlarin-basliklarin fiyatlari da asagi yukari ayni. 




Bunun disinda bazi bayilerde eski iki sayinin toplandigi poset yayinlar bulabilmek (3.5- 3.9 Euro) mumkun:  



Bu kisitli gozlemlerden (4-5 gunluk ve 15-16 satis noktasindan) bir sonuc cikarmak gerekirse Fumetti ureticilerinin kendi ulkesinde gencleri, yeni nesli ellerinden kacirdiklarini soylemek mumkun. Genclerin tercihleri -eger cizgi roman okuyacaklarsa- Mangalar ve Amerikan cizgi romanlarindan yana (ve bunlari satan ozel dukkanlardan elbette). Internetten konu uzerine bulunan veriler, anketler de bu kisitli gozlemi desteklemekte. Bunun olasi nedenleri ise bu yaziyi asan bir konu elbette.

Fumetti satislarinin yillar bazinda hizla dustugunun ve bazi basliklarin birbiri ardina veda ettiklerinin farkindaydik zaten, anlasilan bir-kac on yil icerisinde 'fumetti' kendi evinde bile belki sadece birkac baslikla ve ozel baskilarla devam eden, kisitli bir okur kitlesine sahip bir durumda hayatina devam edecek. 

17 Ağustos 2018 Cuma

Freddy Lombard: Hayalperest Bir Hergele

Yves Chaland'in 80'lerde sadece 5 album olarak uretebildigi Freddy disaridan ilk bakista ucuz bir Tenten kopyasi olarak gozukmekte... Evet dis gorunus olarak Tenten'le ayni ozellikleri tasimakta belki ama bir cizgi roman olarak detayli olarak okundugunda Freddy Lombard bundan daha fazlasi elbette.



Herseyden once cizim stili olarak  Tenten gibi 'Ligne Claire' akimina dahil etmek mumkunse de aslinda bu akimin modern bir versiyonu, yeniden yorumlanmasi ve uretilmesidir. Bu yeni yorumu 'Atomic Style' olarak adlandirip gruplandiranlar da var. Golge ve isik oyunlarinin bir nebze daha panellere girdigi, daha koseli-keskin bitislerin kullanilmasi, 'retro'nun, 50'lili yillarin geriye donuk olarak kutsanmasi var bu yorumlarda.



'Ligne Claire' elbette sadece bir cizim uslubu degil, Herge cizgilerinin acik, kolay anlasilir olmasinin otesinde hikaye anlatiliciginin ve konularinin da net ve anlasilir olabilmesini hedeflemistir. Bu da duz ve akici bir anlatimi beraberinde getirmistir. Chaland'da ise bunu bulmak mumkun degil, hele bazi hikayelerindeki bilincli bir tercihle secilen sicramalar-geri donusler, dallanmalar duz bir anlatim yerine adeta bir orumcek agini andiran anlatim hikayeyi anlasilmaz kilmakta. Kendi deyimi ile 'stil en onemli seydir ve bir yaratici en cok zamani buna harcamalidir'.

Ote yandan Herge'nin hedef kitlesi oncelikle cocuklar ve gencler oldugu icin Tenten hicbir sekilde erotizm yahut cinsellik icermezken Yavland'in hedef kitlesi yetiskinlerdir; o yuzden cinsellikten askin karmasina (hatta fetisizme) kadar bir suru eriskin oge de Freeddy'nin evreninin bir parcasidir.



Gelelim Freddy'nin kendisine; Tenten tam anlamiyla gozupek-atilgan bir kahramanken Freddy'yi boyle tanimlamak zordur. Evet, meraklidir-atilgandir ama bunlar genelde kahramanlikla degil bozgunla, zor duruma dusmeyle biter. Niyeti de her zaman Tenten misali iyilik-dogruluk degildir elbette; ornegin arkadaslari Dina ve Sweep'le birlikte surekli eksikligini duyduklari 'para' buyuk bir motivasyon kaynagidir Freddy icin.

Tenten'de mizah muhtesem yan karakterle uretilirken (Kaptan'in sinirlenmesi, kufurleri,  Profesor Turnosol'un sagirligi, Dupont ve Dupond'un sakarliklari vb) Chaland'in mizah kaynagi bizzat Freddy'nin kendisidir. Bir 'kahramana' yakistiramadigimiz sakarliklar-ahmakliklar yapar, Tenten gibi cok parlak bir zekaya sahip degildir ve arkadasi irikiyim Sweep'den surekli siddet gorur. Bir kahraman degil hayalperest bir hergeledir. 





5 sayilik kisa hayatina cok  degisik maceralar sigdirabilmistir Chaland. Bunlardan Afrika maceralari zencileri ele alis tarzlari ve beyaz adamla iliskileri ile oldukca irkci iken (30'larda irkci bir macera cizmekle 80'lere gelindiginde hala israr etmek arasinda bir fark olmali elbette) Macaristan macerasi oldukca guzel kurgulanmistir. Chaland'in deyimi ile o gunleri yasayan (1956) nesillerin sahit oldugu Avrupa'daki en buyuk hadiselerden biri olan Macar devrimi nedense guncel cizgi roman evreninde yeterince temsil edilememistir. Chaland hergelelerini gercek tarihi dekor icerisinde Macar devrimine bulastirmayi buyuk bir ustalikla kotarir.



Ama maalesef en olgunlastigi-oturdugu donemde Chaland'in erken olumuyle  Freddy zamansiz bir sekilde oksuz kalir. 

12 Ağustos 2018 Pazar

Karaoglan ve Gokturkce

Karaoglan "Cengiz'in Gazabi" guzel bir maceradir; Karaoglan'in resmi olarak gorevlendirildigi turden (bu sefer Cengiz tarafindan) seruvenlerden biridir. Ipek yolundaki kervanlara yapilan baskinlari, yagmalari arastirma icin vazifelendirilmistir. Siradan baslayan macera hizli bir tempoyla dallanir budaklanir, surprizleriyle, arka fonundaki tarihi hikayeyle birlikte guzel ve hizli akan bir macerada bulur okur kendini.

Fakat maceranin basinda macerayla hic ilgisi olmayan oldukca didaktik bir girizgah vardir: Bayirgulu bir kese para calmistir ama bu sefer Karaoglan kizmaz zira bunlar onun 'ilgilenmeye' basladigi Gokturk paralaridir. Sonra Balabanla beraber Gokturk yazitlarinin bulundugu yere giderler, Karaoglan yazitlari okur, Balabana'a -ve de dolayisiyla okura- turlu hikmetli ogutler verir.

Bu 3-5 sayfalik girizgah oldukca siradisi; soyle ki Karaoglan maceralarinda 'milliyetcilik' didaktik bir unsur olarak yer aldigi zaman  genel olarak maceranin icindedir; akisa yedirilmistir. Bazen cidden goze batan boyutlara ulasir,  bazen bir iki tiradla kalir. Ama bu sekilde ayri-yogun bir bolum olarak ele alindigini pek hatirlamiyorum. 

Bolumde ilgimi ceken 3 nokta sunar Yalaz Karaoglan uzerinden; bunlar elbette birer kurgudur ama ne kadari olasidir; 12.-13. yuzyilda bolgede yasayanlar icin ne kadar anlamlidir  diye merak ettim:

  • Paralar : Ilki Bayirgulu'nun elinin uzunlugu sayesinde yuruttugu Gokturk paralarindaki alfabe; Karaoglan bunlar sayesinde Turk yazitlarini okumanin kolaylasacagini belirtip heyecanlanmistir: 



Anladigim kadari ile Gokturk paralari uzerinde su ana dek bulunmus Orhun alfabeyle yazili bir metin cok az; sadece bir-iki isaret seklinde. Genelde eldeki paralardaki yazilar Sogdian (Irani bir dil) alfabesi ile yazilmis. Yani Orhun yazitlarini sokmek icin paralarin pek bir faydasi olamaz.

  • Yazitlarin yerinin bulunmasi : Karaoglan'in yazitlerin yerini bilmesi de ilginc bir nokta. 

Yazitlar 19. yuzyilda kesfedilmistir hep ogretildigimiz gibi, ama peki daha once biliniyor muydu varliklari? Cengiz Han'in tarihcisi Cüveyni’nin ve bir kac tarihcinin daha donemlerinde (12.-13. yuzyil) bu yazitlardan bahsettikleri anlasiliyor. Tarihin daha sonraki donemlerinde varliklari unutulmus olmali. Oyleyse  Karaoglan'in yazitlarin yerini bilmesi imkansiz degil.
  • Okunmalari : En netameli konu ise bunlarin okunmasi, zira yazitlar Vilhelm Thomsen tarafindan 1893 gibi gec bir tarihde cozuldu, alfabe 12.-13. yuzyilda coktan unutulmustu. 


Yani Yalaz aslinda eli kilicli maceraci-genc bir kahramanin omuzlarina bir Filolog-Turkolog olma gibi oldukca agir bir yuk yukleyerek oldukca yapay bir durum yaratmis. Asil amaci belli ki buradan cikarilan hikmetli dersler ile maceranin sonundaki iki 'Turk' devlerinin kavgasina atif yapmak ama cok da ikna edici durmuyor elbette.

https://en.wikipedia.org/wiki/Old_Turkic_alphabet

4 Ağustos 2018 Cumartesi

Tolkien cizimleri


Tolkien 23 yil boyunca her Noel cocuklarina Noel Baba'nin agzindan mektuplar yazar ve bunlara kendi cizimlerini ekler. Cocuklarin yaslari ilerledikce mektuplar ve hikayeler de karmasiklasir. Hobbit uzerinde calistigi 1932 yilindaki hikayede Goblinler oyuncaklari calmistir ve Noel Baba elfleri ve kutup ayisi ile onlari geri almak icin Goblinlerle mucadele etmektedir. Asagida bu cizimlerden bazilarinin orjinalleri bulunmakta: 








Tolkien ayni zamanda bir bulmaca tutkunudur, bulmacalari cozmekle kalmaz kenarlarina sonra kitaplarinda kullancagi bazi desenler-paternler cizer.  




...ve tabi ki kendi kitaplarinda kullanilan orjinal cizimlerinden ornekler:




Elindeki yetersiz malzemeyle yarattigi bu kapak basit renklerle oldukca carpicidir, yayincisindan gunes ve ejderhayi kirmizi olarak basmasini ister ama yayinci maliyeti arttiracagi icin kenarina dustugu 'ignore red' notuyla bu istegi yerine getirmez. 


Kaynak: Oxford Tolkien sergisinden ( Tolkien: Maker of Middle-earth )