22 Mayıs 2020 Cuma

Frank Miller ve Bolunmus bir Amerika

Martha Washington

Corona virus pandemisine Amerika'nin kaotik tepkisi ve sureci yonetememesi bir yana pandemi eyaletler arasindaki zihniyet farkini bir kez daha ortaya cikardi. Bireysel ozgulukleri olarak gordukleri haklarina devletin herhangi bir sekilde mudahale etmesini sindiremeyen hatta "Yaslilarimiz olmeye razi, yeter ki eyaleti acin" seklinde garip aciklamalarda bulunan eyaletler ve valiler bir tarafta toplum sagligi bireysel ozguluklerin sinirlarini belirler diyen eyaletler ve "isinizi kaybedebilirsiniz ama bu olmekten iyidir" diyen valiler ote yanda. Amerika'nin ruhu icin verilen ic savasin izleri her firsatta asirlar otesinden su yuzune cikmakta. 



Frank Miller "Martha Washington" serisi ile yillar oncesinden bu ruhu ve catismanin izini surmekte; superkahraman cizgiromanlarindan tanidigimiz Miller'in oldukca kisisel bir serisi. Serinin cizeri ise Watchmen'den tanidigimizn Dave Gibbons. 1990'da baslayan seri araliklarla yayinlanan mini diziler ve teksayilarla 2007'deki son buldu. Kahramanin ismi de zaten bu catismanin timsali olarak Amerikan'nin ilk first ladysinin ismi olarak secilmis. 



Kaotik bir yakin gelecekte dogmus bir siyahi bir genc kizdir Martha. Amerika'nin kenar mahallerinde, hapishane misali kapali yapilarda buyuyup gercek yetenegi askerligi kesfedince onunde buyuk bir dunya ve maceralar acilir. Kaos kisa zamanda ic savasa suruklenir; Amerika degisik eyalatlerin gruplasmasiyla kamplara bolunur.

Miller her zaman konusmalari ve yorumlariyla tartismalara neden olmus bir isim; cizgi roman dunyasinda sikca karsilastigimiz liberal-sol degerlere sahip cikan yaraticilarin aksine kimi zaman bunlara dudak buken bir yaratici. Ornegin 300'de cizdigi genc-guzel-kahraman Batili; cirkin-efemine-deforme Dogulu portleri ile oldukca yuzeysel bir Oryantalist zihne sahip olmakla suclanmisti. Bu yuzden genc bir siyahi kadini baskahraman olarak secse de yine de Amerika'yi bolerken kulllandigi basi gruplamalar oldukca sasirtici.


Ornegin radikal feministlerin ele gecirdigi eyaletler var; yahut irkcilarin eyaletleri var ama bunlar aryan irkinin ustunlugunu savunmanin yanisira ayni zamanda escinsel. Yani Miller 'evet ben irkci degilim' diyor ama ayni zamanda ufak bir twistle onlari escinsel yaparak escinsel haklarini sahiplenen kesimden de olmadigini hatirlatiyor bize. Bir diger grubun ise herseyi dezenfekte edip herseye hastalik olarak yaklasan robotik doktorlardan olusmasi pandemi siradinda okurken ilginc bir tesaduf elbette. 

  


Serinin hikayeleri cok da orjinal olmayan, heryerde rastlanabilecek bilim-kurgu temalari.

Ama en enteresan nokta dunyayi ekolojik bir felaketten kurtarmak icin bazi eyeletlerde etin yasaklanmis olmasi; diger eyaletlerde ise et uretim ve tuketimini surduren cokuluslu burger sirketlerinin varliklarini devam ettirmesi. Bu iki kesim Brezilya'da yagmur ormanlarinin kaderini belirlemek amaciyla silahli gruplarla karsi karsiya gelmekte...

Gunumuzun Brezilyasi ise global isinmaya inanmayan yeni baskani ile yagmur ormanlarindan yeni alanlari her gecen gun et uretimi icin telef etmekte...