26 Mart 2021 Cuma

Manuel Montano

Ispanyol ustalardan Prado'nun cok keyifli bir calismasi Manuel Montano. 




Kahramanimiz Montano derbeder, daginik, cirkin ve itici diyebilecegimiz bir dedektiftir. Bu ozellikleri ve surekli giydigi pardesusuyla donemdasi Peter Falk'un unutulmaz karakteri Komser Columbo'yu andirsa da Columbo en azindan gercek davalar-problemler cozmektedir. Montano ise kimi zaman burnunu soktugu karmasik vakayi daha da karmasik hale getirir kimi zaman ise aslinda hic olmayan bir problemin, hayallerinin pesinde kosmaktadir. Yer alti dunyasindan kendisi gibi kenarda/disarida yasayan bir cevresi vardir.   

Bu hayal hali Prado'nun cizgilerine de yansir; sehrin ayrintilarini gordugumuz arkaplanlarlarda perspektif kaybolur; binalarin birbirlerine egildigi ruyavari bir atmosfer yaratilir.  



Prado bir radyo programindan esinlenir karakteri yaratmak icin, yapimiciyi arayip izin ister ve boylece 1988 yilinda  Cairo dergisinde yayinlanir. 





8 sayfalik hikayeleri toplanir ve albumlesir, pek cok dile cevrilir. Heavy Metal dergisi de genel olarak yayinladigi fantastik ve/veya bilim-kurgu eserlerin yaninda icerik olarak oturmasa da Montano hikayelerini Ingilizce olarak yayinlar. 


 




13 Mart 2021 Cumartesi

Aama

Aama yazar ve cizer Frederik Peeters'in 4 ciltlik harika bir bilim-kurgu serisi. Isvicre'li Peeters'i BD gelenegi icinde degerlendirmek yanlis olmaz saniyorum. 






Transhumanism oldukca uzun bir gecmisi olan bir dusunce akimi ama ancak gunumuz teknolojisiyle (hem data isleme, bilgisayar hem de biyoloji alanindaki ilerlemelerle) pratik olarak bir zemine oturabilecek bir akim. Bu alanda ilk olmasa da Musk'in Neuralink sirketiyle domuzlarin beynine takilan norolojik aktiviteyi izleyen aygitla yaptigi "gosteri"nin oldukca ilgi cekmesinin nedenlerinden biri de bu. 

Iste hikayemiz insanlarin gene-editing ve yapay secilim olmadan cocuk sahibi olmadigi, ve erken yasta vucutlarina yerletirilen implantlarla yari cyborglastigi transhumanist bir cagda gecmekte. Ama butun bu teknolijik ilerleme sosyal siniflar arasindaki farki kapatmaya yetmemistir, zenginler yine en iyi imkanlara ulasirken parasi olmayanlar ucuz implanlarla yetinmektedir. Bu kesmekes arasinda hikayaminiz kahramani Verloc Nim eskiye ozlem duyan bir avuc insandan biridir, sisteme entegre olmayi implant takmayi , cocugu olurken de gene-editing ve secilimi redeetmistir. Basili-fiziksel kitaplarin nadir objeler oldugu bu cagda kucuk bir kitapci isleterek yasamini surdurmeye calismaktadir. Oysa kucuk kardesi ise kendisinin tam tersine sistemin bir parcasi olmus, en onemli sirketlerden birinde yukselmistir.



Victor Nim kardesi yuzunden kendisini hic ilgisi olmadigini dusundugu bir maceranin icinde bulur. Bu yonuyle hikayemizin kahramani bana biraz kendini kozmik bir hikayenin odaginda bulan Incal'i cagristirdi. 

Victor Nim'i cyborg bir goril olan yol arkadasiyla hafizasini kaybetmis bir helde bir gezegende buluruz ilk sayfalarda, sonrasinda flashbacklerle ve tuttugu gunluklere kucuk kitapcisindan o anki haline nasil geldigini adim adim kesfetmeye baslariz. 


Aama milyonlarca nano parcaciktan olusan yapay bir bilinc, bir deneydir. Gorunurdeki amaci evrimi hizlandirilmis bir sekilde simule etmektir ama deney mi kontrolden cikar yoksa gorunmeyen bir amac mi vardir ? Insanoglunun evrim surecinin bir sonraki asamasina dogal olmayan bir tekno sicrama mi , yoksa insanligin sonu mu olacaktir ? Peeters bu sorulara yanit ararken hikaye alttan alta her asamainda evrimi de islemekte ve aslinda baska sorulara yanit aramaktadir: evrimin bir dogrultusu ve bir nedeni var midir? Insanoglu ve bilinc seviyesi kacinilamz bir sonuc mudur ? Bir sonraki asamasi nedir ? 

Peeters'in cizgileri ise bana yer yer yapay-zorlama gelse de Aama ve yarattigi dunyayi, hizlandirilmis evrimi renkli bir bicimde isledidi kareler oldukca etkileyici.