12 Ocak 2019 Cumartesi

Judge Dredd Megazine

 John Wagner & Carlos Ezquerra'nin yarattigi Judge Dredd'in 2000AD dergisinin yildizi olmasindan ve ununun derginin ununu de asmasindan sonra nihayet 1990'da Dredd kendi dergisine kavusur: Judge Dredd Megazine. 

Fabry'nin kapagini cizdigi ilk sayi 

Basliktaki Megazine kelimesi de Magazine (dergi) kelimesinin Dredd evrenini (Mega-city gibi) cagristirmasi icin bozulmustur. Onceleri agirlikli olarak Dredd hikayeleri yayinlayan dergi sonralari Dredd evrenindeki baska karakterin hikayelerini de yayinamaya baslar. Boylece cok fazla sayida yazar ve cizer kendini gosterme ve gelistirme imkani bulur; bugun Amerikan comics pazarinin bazi yildizlarinin ilk ciddi isleri de dergide yayinlanmistir. 

Trevor Hairsine'in Dredd harika yorumu 

Dredd evrenin en enteresn karakterlerinden Missionary Man icin Frank Quitely'nin cizdigi paneller

Frank Quitely pin-up

Dredd evreninde kalip Dredd ile ilgisiz isler anlatmak oldukca kolaydir zira Wagner post-apokaliptik bir dunya resmetmistir ama bu dunya uzaylilarin, mutantlarin ve her turlu bilim-kurgu unsurunun kolayca eklemlenebilecegi zengin, esnek ve eklektik bir dunyadir. Dergide sonralari bu evrenin disinda gecen ilgisiz hikayeler de yayinlanir. Bugun 400'lu sayilarina gelmis olan dergi basariyla yayini surdurmekte. 

Kapaklar: 








10 Ocak 2019 Perşembe

Deli Ibrahim

Once bir haber: 

"Riza Zelyut’un iki yil önce Kaynak Yayinlari’ndan çikardigi “Osmanli’da Oglancilik” kitabina, yayimlanmasindan kisa bir süre toplatilma karari verilmisti. Basbakanlik Küçükleri Muzir Nesriyattan Koruma Kurulu ise Ocak 2018 tarihli karariyla da kitabi “sakincali” listesine alinmis ve siyah posette satilmasina hükmetmisti.
Kaynak Yayinlari ise kitabin toplatilip sakincali ilan edilmesine tepki gösteren bir açiklama yayimlamisti. Kitaptaki bilgilerin Osmanli klasik metinlerinden, padisah, yazar ve sairlerinin divan, sehrengiz ve eserlerinden yararlanilarak kaleme alindigina dikkat çeken yayinevi, kitabin çocuklara zarar vermek bir yana, aksine çocuklara zarar veren yapiyi desifre ettigini belirtmis, “Kitaplari degil, taciz ve tecavüzü önleyin!” demisti.
Kaynak Yayinlari’nin karara karsi açtigi dava sonuçlandi. Ankara 11. Idare Mahkemesi, kitaptaki bilgilerin Osmanli dönemine ait belgelere dayanmasini gerekçe göstererek kitabin sakincali listesinden kaldirilmasina ve siyah posetsiz bir sekilde satilabilmesine izin verdi."

Belgelere, arsive dayali yazilmis bir kitaba Osmanli'ya iftira atiyor iddiasiyla dava acmak da, bu davanin kitabin toplatilmasiyla sonuclanmasi da fantastik isler, aklin alabilecegi durumlar degil. Kitabin iddialarindan, tezlerinden memnun degilseniz normal metodu denersiniz, siz de bu hipotezleri curutmek icin baska bir kitap kaleme alirsiniz. Mahkemeyi, kolluk kuvvetlerini kullanmak nedir? Neyse ki simdilik akil almaz karardan donulmus gibi durmakta, devaminda ne olur belli degil. 

Osmanli hakkinda -belgelere dayanarak bile olsa- elestirel/hakim diskurun disinda bir kitap yazmanin zorlastigi bir ortamda kurgu bir elestiri kaleme almak -yahut cizmek- ne kadar mumkun ? Ornegin Nuri Kurtceebe'nin 'Deli Ibrahim' cizgi romani gibi. 

Levent Cantek'in "Turkiye'de Erotik Cizgi Romanlar" makalesini okurken aklima geldi bu zira genelde hosca vakit gecirmek icin uretilmis olan erotik cizgi romanlarin bazen de  "elestiri" olabileceginden de bahsediyordu yazi: 

"Haksizlik da etmeyelim, nasil toplumlarin marjinalleri ve delileri gibi dislananlari, teröristler gibi isyankârlari varsa, erotik eglencenin rahatsiz edici düzeyde protestoculari da vardir. Anlatisi ve kahramanlariyla muhalefet eden erotik anlatilar görülebilmektedir."(1) 

Evet, ornegin Druuna tam da boyle bir anlatidir, yillarca sansurlenerek boluk porcuk yayinlandi. One cikan erotizminin yaninda harika bir bilim-kurgudur ayni zamanda. Ama bunun da otesinde katolikligin merkezi Italya'da bir katolik olarak buyumus yaraticisi Serpieri'nin ifadesiyle Druuna'nin sekse yaklasimi Judeo-Biblikal ahlaka, normlara bir isyandir.  

Deli Ibrahim Nuri Kurtcebe'nin yazdigi , Eralp Noyan'in resimledigi oldukca kisa bir cizgi roman. Eroskop dergisinin ilk sayilarinda toplam 34 sayfa yayinlanmis. Once 4 sayfa olan sayfa sayisi 3'e dusmus sonra da ekonomik gerekcelerle derginin sayfa sayisi tumden azaldigi 10. sayisinda ozel bir aciklama yapilmadan gozden kaybolmus.  Baska bir yerde tamamlanabildi mi bilmiyorum. 

.....

Hakkinda cok sey bilmedigim Eralp Noyan'in cizgisine diyecek yok, oldukca canli renklerle harika bir anlatimi var. Kurtcebe'nin hikayesindeki formul ise Deli Ibrahim ile ilgili tarihi gercekleri ve rivayetleri (her an olum korkusuyla kafesde yasamasi, tahta cikma zamani gelince kardesinin hala yasiyor olmasi kuskusu ile bunu reddetmesi, kadinlara karsi ilk bastaki tutuklugu, cinci hocanin telkinleri ile bunun gecmesi, cinci hocanin saraydaki etkinliginin artmasi, idamlar, tebdili kiyafet etmeleri,  hiddet ve sinir krizleri vb (2) ) alip bunun uzerine oldukca cesur bir mizahi kurgu bina etmek. Kurtcebe bu tarihi gerceklik kirintilarini buyuk abartilarla, mizahla ve erotizmle harmanlayarak eglenceli bir hikaye yaratmis ama ayni zamanda da keni ideolojisi dogrultusunda incelikli bir osmanli duzeni-padisahlik- harem elestirisi getirmis. 




Kendinizi hikayeye kaptirip oyle bir giriyorsunuz ki - hele Noyan'in basarili fircalariyla Cinci Hocan'in padisahi afyonlayip telkinde bulundugu, ruya-gercegin birbirine girdigi sekanslar oldukca basarili- erotizm-ciplaklik kimi zaman sadece fonda kaliyor. 



Cantek'le bitirelim: 
"Erotik çizgi romanlara azimsanarak ya da küçümsenerek yaklasildigini düsünüyorum. Aksine sakin bakilabilirse eger, bu ürünler cumhuriyet tarihinin gözden kaçirilan alanlarindan birini, gündelik yasam ve toplumsal bilinçaltini resmediyorlar. Sirf bu nedenle bile bir toplumu anlama kaygisinin parçasidirlar."
Kurtcebe'nin siyasi kimligi hem diger isleriyle hem de hala bu yasinda gozalti-tutuklama haberleriyle zaten malumumuz; o donem icin yapilan bu uretimi de sadece mizah ya da erotizmle degil siyasi elestiriyle beraber okumak gerek. 

Halihazirdaki donemde de boyle bir cizgi roman yapilamamasini-yapilamamsini da yine siyasetle ve baskin hegemonya ile beraber okumak gerek. 

kaynaklar:

(1) "Turkiye'de Erotik Cizgi Romanlar", Levent Cantek, Cizgili Hayat Klavuzu
(2) http://www.milliyet.com.tr/sekiz-yillik-saltanati-bir-faciaydi/ilber-ortayli/pazar/yazardetay/14.02.2010/1198650/default.htm

6 Ocak 2019 Pazar

Mavi Ceketliler

Les Tuniques Bleues (Ingilizce ismiyle The BlueCoats - bizdeki ismiyle Mavi Ceketliler)  Fransiz-Belcika ekolunun oldukca koklu-eski bir cizgi romani. 68 yilinda kisa hikayelerle baslayan seruvenleri bugun 62. albume ulasmis durumda. Cinebook bunlardan sectigi 12 albumu Ingilizce olarak yayinladi. Western sever ulkemizde ise bir western mizahi olan RedKit cok tutmusken ayni turde basarili bir cizgi roman olan Mavi Ceketliler'in sans bulamamasi ise uzucu (elbette ayni turde olmalari bir tesaduf degil , Morris Spirou dergisinden ayrildiktan sonra RedKit'in boslugunu doldurmak icin ele alinmis bir cizgi roman Mavi Ceketliler).  RedKit'le en onemli farklari ise kansiz, oldukca temiz bir mizah olan RedKit'in aksine Mavi Ceketliler'de olumlerin sikca gosterilmesi ve savasin karanlik yuzunun teshir edilmesi. 



Hikayeler Amerikan ic savasi sirasinda gecmekte, iki zit karakter olan Cavus Cornélius ve Onbasi Blutch ise serinin ana kahramanlari. Cavus Cornélius kendini gorevine adamis, guclu kuvvetli , gozupek ve atilgan bir asker ; Onbasi Blutch ise tam tersi: ufak tefek, gorevden ve askerlikten kacmak icin her firsati degerlendiren, her kurnazligi yapan anti-militarist bir karakter. Ikisi arasindaki zitliktan dogan gerilim ve gelgitli dostluklari ise mizahi ureten ana unsur. 

Cinebooks'un arka kapak resmi kahramanlarimizi cok guzel ozetlemekte


Buna bir de Amerikan ic savasinin gercek tarihine uygun, iyi arastirilmis hikayeler (kullanilan ilk denizalti ya da balon gibi) arka fon olarak eslik edince oldukca kaliteli bir is cikmakta. 






Serinin ilk 5 albumunu cizen Salverius'un islerini gormedim ama sonraki albumleri cizen Lambil'in dinamik cizgileri bu tur icin bicilmis kaftan. Hele detayli savas sahneleri ve doga manzaralari cizdigi panaller  oldukca guzel. 

  



Umarim bir gun ulkemizde de yayinlanma sansi bulur.

28 Aralık 2018 Cuma

Asterik'ten Once

Eski Ingiliz cizgi romanlarini karistirirken rastladim bir-kac sayfasina; ilk tepkim ne kadar Asteriks'e benziyor oldu. Bir kac sayi sonra ise 'bariz Asterix'den etkilenmisler, ya da Uderzo'yu taklit etmeye calismislar'a dondu. Zira sayfalarda o donem yayinlanan butun Ingiliz cizgi roman dergilerinde oldugu gibi herhangi bir kunye yoktu. Cizgi Romanin adi 'Paladin the Fearless' olarak geciyordu, yani 'Korkusuz Sovalye':



Ingiliz cizgi roman tarihiyle ilgili yazilar yazan birkac blogda buldum sonra isin dogrusunu, cizer gercekten Uderzo'ydu. Asterix'den once, cok gencken yaptigi bir isti ve stil, konu ve cizim olarak cok ortusuyordu. Goscinny ile birlikte harikalar yaratmadan onceki bir doneme aitti cizgi roman. Orjinal adi Belloy'du. Bir baska cizgi roman ustadi Charlie senaryoyu yazmisti ve 50-58 yillari arasinda toplam 4 macera yayinlamislardi.

Bu maceralardan ikisi Ingiliz dergisi Valiant'da 62-63 yillarnda bir Anglo-Sakson kahramani olarak yani Ingilizlestirilerek - millilestirilerek yayinlanmisti (60'larda yabanci cizgi romanlara yerli isim vererek yayinlamak bize has bir sey degil  :) ) 


Sakson Superman'i
Benzer temalar icermekteydi, iki bekar erkek arkadas vardi cizgi romanin odaginda. Obeliks gibi insan ustu guclere sahip Paladin ve yasli dostu Cedric. Ortacagda gecen hikayelerde yine buyu, sovalyeler, prensesler, isgalci kabileler, korsanlar vardi.



Cedric mizah ureten bir karakterdi: dusmeleri kalkmalariyla klasik slapstick sakarliklariyla; kendini dev aynasinda gormesi, boburlenmesi ile uretilen oldukca doneme ait -simdi guldurmeyen bir mizah.


Mizahi Asteriks'le kiyaslanacak olcude olmadigindan olsa gerek dort macera sonunda Asteriks' giden yolda bir ara durak-bir dipnot olarak yayin hayatina veda etmisti. 

22 Aralık 2018 Cumartesi

Jacops'dan sonra

Jacops'un meshur eseri Blake & Mortimer'den daha once bahsetmistik:
Blake & Mortimer

Onun olumunden sonra seri iki ayri yaratici kadroyla yoluna devam etti. Bu kadrolardan birinin yazarligini Thorgal, XIII ve Largo Winch'in meshur yazari Jean Van Hamme ustlenmisti. Bu albumleri henuz bitirebildim. 




Ilk Hamme albumu "The Francis Blake Affair" benim icin tam bir hayalkirikligi zira bir Blake & Mortimer hikayesi okumak isteyen okuyucunun temel beklentisi iyi bir bilim-kugu temasi/fantastik bir kurgu gormektir. Cilgin bilim adamlari, fantastik teknolojiler, gizemli orgutler vb temalar Blake & Mortimer albumlerinin vazgecilmezi ve en hos yanidir. Maalesef oldukca guzel kurgulanmis ve anlatilmis bir casusluk-polisiye hikayesi olsa da Hamme isin bu yanini tamamen iskalanmis bulunmakta ilk albumde. Neyse ki ikinci albumde bu sikintinin farkina varmis gorunen Hamme The Strange Encounter'la oldukca guzel bir bilim-kurgu tadi yakalamis. Iki albumden olusan son Hamme calismasi "The Curse of the 30 Pieces of Silver" ise 2010'da tamalandi, ve simdiye kadarki en iyi  Blake & Mortimer hikayelerinden biri olmaya aday. Indiana Jones and the Last Crusade filminin hikayesine benzer bir tondaki son hikaye teolojinin, arkeolojinin, gizli orgutlerin harika bir birlesimi. 

Hamme bir daha Blake & Mortimer hikayesi yazmayacak galiba ama diger yaratici ekip yoluna Yves Sente yazarliginda devam etmekte. Albumlerin cizerligi ise detayli panellerle Ligne Claire'in ust duzey ornekleri arasinda:








 

16 Aralık 2018 Pazar

Preacher - Glenn Fabry kapaklari

Gelmis gecmis en iyi cizgi roman serilerinden biri Preacher'in yaraticisi elbette yazari Garth Ennis ve cizeri Steve Dillon'dir ama Preacher'i bu kadar basarili yapan unsurladan biri de Glenn Fabry'nin kapaklari kanimca. 

Fabry de digerleri gibi 2000 AD geleneginden yetismis Britanyali bir sanatci, kariyerine Slaine ve Judge Dredd gibi islerle baslamis. Ekiple tanisikliklari da o yillara uzanmakta zaten. Cizgi roman cizerligi birakmasa da kapak cizerligine yogunlasmis bir isim. 

Ennis 1991 yilinda Hellblazer'i (Amerika'daki ilk buyuk isi olan ) yazmaya baslayinca Fabry de kapaklari cizmeye baslar , bu isbirligi 1995 yilinda yayinlanmaya baslayan  Preacher'da da surer ve Fabry dizi boyunca  birbirinden guzel 75 kapaga (66 normal 9 ozel sayi) imza atar. Fabry'nin gercekci, detayli, karanlik ve vahsi kapaklari Preacher icin bicilmis kaftandir. Kapak kompozisyonu mutlaka o sayinin icerigi ile iliskilidir; kimi zaman da olup biteceklere dair ipuclari da vermektedir. 

Fabry sosyal medya hesabindan akciger kanseri oldugunu acikladi bu yil ve halen hastalikla bogusmakta, umariz hastaligi yener ve daha uzun yillar kapak cizmeye devam eder.