30 Haziran 2018 Cumartesi

Ilk Vegan Cizgi Romanimiz

Levent Cantek ve Levent Gonenc 'Muhalefet Defteri' kitabindaki 'Turkiye'de Mizah Dergileri' isimli makalede cizgi romanimizda-mizah dergilerinde ele alinan konularin zamanla nasil degistiginden de  bahsederler. Buna gore 80'li yillarda gelisen postmodernizm dalgasiyla birlikte 90'li yillardaki mizah dergilerinde bunun yansimasi gorunur. Boylece feminizm, escinsellik gibi kimlikler, cevrecilik gibi konular girer cizgi roman-mizah dergileri dunyamiza (mikro talepler). Halbuki bunlardan bazilari  daha onceleri sadece dalga gecilmek icin kullanilan temalardir, simdi ise bu konulardan bazilari artik sahiplenilmis,  savunma amaciyla dile getirilmektedir.

Bu mikro-taleplerin bir uzantisi olarak gordugum ama Turkiye'deki gundeme cok daha gec giren bir konu da veganizm. Dunyada da son yillara dek oldukca 'fringe' bir hareket olan veganlik son zamanlarda inanilmaz ivme kazanmis, son derece sicak bir tartisma. Batidaki 10 yildaki degisimi kose basinda acilan vegan kafeler-restoranlar, vegan olmayanlarda ise menulere giren secenekler ve marketlerdeki urun cesitliliginden bile kolayca takip etmek mumkun. Artik  ana akimin bir parcasi haline gelen veganizm icin -benim gorebildigim kadari ile- yapilan ilk yerli calismamiz 'Gececi' dergisinin 4. sayisinda (Subat-18) Erdal Belenlioglu'nun yazdigi Taylan Kurtulus'un cizdigi 'Karides Kardesten Ileridir' isimli hikaye oldu. 




Aslinda yukarida saydigimiz mikro taleplerde de oldugu gibi mizah dergilerimizde veganlik-vejeteryanlik uzunca bir suredir mizahin konusu olarak girmisti zaten; burada bahsettigimiz sahiplenme-savunma amaciyla yaratilan ilk hikaye olmasi. 


Taylan Kurtulus'un cizdigi hikaye bir ahcinin yaninda ise baslayan bir cocugun istakozlarin nasil pisirildiklerini ogrenmesi ile basliyor. Burada bir parantez acalim :  

Bir diyetten ote yasama bicimi olan veganligin zeminini olusturan dayanaklar 3 noktada ozetlenmekte : 

- Ilki yedigimiz (ya da sut-yumurta icin kullandigimiz ) hayvanlarin 'sentient' olmalari; yani aciyi hissetmelerinin otesinde bilinclerinin, hafizalarinin, hiyerarsik-karmasik sosyal hayatlari olan oldukca akilli yaratiklar olmalari. Temel olarak gelistirilmis "etik" bir arguman.

- Ikincisi "Cowspricy" gibi dokumanlarla gundeme getirilen hayvancilik ve global isinma arasindaki pek cok kisinin farkina varmadigi direk iliski (toplam tasimacilik sektorunun etkisinden daha buyuk bir etki) 


- Ucuncu olarak ise son yillarda tartisilmaya baslanan cok fazla et bazli tuketimin insan sagligina etkileri.


Belenlioglu-Kurtulus'un hikayesinin omurgasi ilk maddeye, yani konuya etik acisindan bakan tartismalara dayanmakta. Masallardaki kendine 'iyilik yapilan hayvanin sonrasinda buna karsilik vermesi' temasiyla birlesen kisa bir hikaye, ama bir ilk olmasi acisindan onemli. 




Kaynaklar: 
https://www.theguardian.com/lifeandstyle/2018/apr/01/vegans-are-coming-millennials-health-climate-change-animal-welfare?CMP=fb_gu
Levent Cantek & Levent Gonenc, 'Turkiye'de Mizah Dergileri', 'Muhalefet Defteri', YKY, 2017 

26 Haziran 2018 Salı

Qırıx

Qırıx'ın varligindan bir makale ile haberdar olabildim: "QIRIX: Iki Cagri, Iki Celp Arasinda Bir Sehir" - Mesut Yegen ( Cizgili Kenar Notlari, Der: Levent Cantek , 2007, Istanbul) 

Makaledeki 'Turkiye populer kulturunun unutulmazlarindan' ifadesinin kullanilmasi ilgimi cekti zira Turkiye'de cok az yerli cizgi roman popular kulturun unutulmazlari arasinda sayilabilir. Cok az satan-belli bir ideolojik kesime hitap eden gazetelerde yayinlanan, cizginin her turuyle icli-disli olmaya calisan benim bile pek duymadigim bir cizgi-bant icin kullanilmasini tuhaf buldum. Olsa olsa bir camia icinde,  azinlik bir kesimde, nis bir alanda popular denmeseni gerekirdi diye dusunuyorum.

Qırıx, Dogan Guzel'in yarattigi bir strip bant, onceleri 3 panelle yayinlanan, sonralari daha da genisleyen-buyuyen bir formata sahip. Uzun maceralari olmasa da gelisen-buyuyen/ devamliligi olan bir evreni oldugu icin cizgi roman basligi altinda degerlendirmenin sakincasi yok sanirim. 

Qırıx'ın hikayelerindeki pek cok yapisal unsuru aslinda baska kenar mahalle hikayelerinde, bickin-delikanli tiplemelerinde bulmak mumkun. Ornegin Qırıx (Keko) calismiyor ve bundan dolayi surekli ekonomik sikinti icinde, annesinden turlu yollarla aldigi paralarla cay-sigara parasini karsilamakta. Yahut sevdigi kizi (dawasini) surekli takip etmesine ragmen onunla konusmak ona acilmak gibi bir plani yok. Butun bunlar ve benzerleri geleneksel aile tipinin, torelerin, varoslarin, issizligin etkiledigi durumlar, bu haliyle tum bu dinamikler icine sikismislik yasamakta Qırıx. Bu yuzuyle de aslinda Girgir'dan beri mizah dergilerimizde cokca islenmis varos tiplemeleriyle bir akrabaligi var.



Ama bunlarin otesinde/onlardan ayrilan yasadigi mekan-zamandan dolayi iki dinamik daha devreye giriyor cizgi-bantta. Ilki 'siyasi abe' veya kardesi(Kuto) uzerinden devreye giren kurt sorunu-ideolojik bakis acisi ve mucadele. Her ne kadar kardesi ideolojiye yurekten bagli bir nefer olsa da tam karsisinda annesinin bundan odu kopsa da Qırıx ikisi arasinda gidip gelen kimi zaman pragmatist ikircikli bir tavir takinmakta. Serinin mizahi da zaten bu ikircikli tavirlardan dogan catismalar uzerine bina edilmekte. Ornegin evrensel bir espri olan evde yasayan genc delikanlinin erotik malzemelerinin (stash-zula) bulunmasi esrpisi bu dinamklar sayesine Qırıx'in annesi zulasini bulur ama korkudan sadece siyasi kitaplari-dergileri yokeder, erotik dergilere dokunmaz:



Ilkine bagli olarak ikinci dengesel dinamik ise bolgedeki askerin-polisin yani butun kurumlari-agirligiyla devletin varligi; Qırıx'ın surekli kimlik tasima kaygisini, aramaya takilmama-gozaltina alinma endisesini, Istiklal Marsi alerjisini tetiklemekte. Qırıx varoslarin disinda bu iki dinamigin daha baskisiyla savrulmakta, tum mizah da aslinda Qırıx'in dunyasinda kose baslarini tutmus diger bireylerle arasindaki tartismalardan - catismalardan dogmakta.




Dogan Guzel Qırıx uzerinden aslinda butun bir cografyanin, milyonlarca insanin da arada kalmisligini, farkli dinamikler arasindaki git-gellerini guclu bir mizahla sergilemekte (Daha detayli bilgi icin Mesut Yegen'in makalesi mutlaka okunmali).




19 Haziran 2018 Salı

Herge ve Minyatur


Tenten'in "Ottokar'in Asasi" macerasi hayali bir balkan ulkesi Slydavia'da gecer. Album uretildigi donemdeki Nazi yayilmaciliginin ilk sinyallerini arka plana alir - elestirir esasen ve Turklerle, Osmanliyla dogrudan ilgili degildir. Yine de albumde enteresan detaylar bulunmakta.

Kurgusal tarihe gore Syldavia 10.yuzyilda Turklerin isgaline ugramis bu isgal 12. yuzyilda sona ermistir. Elbette gercekte Osmanli'nin balkanlardaki varligi cok daha sonraki tarihlere tekabul eder. Buna ragmen Herge Osmanli etkisini kurguladigi ulkenin panellerine (mimariden giysilere) ustalikla yedirmistir.

Syldavia pek cok balkan ulkesinin bir birlesimidir adeta ama bu panellerin kaynaginin Mosdar olabilecegi iddia edilir Tenten uzmanlarinca  (wiki) .



Asil guzel panel ise Tenten'in Syldavia hakkinda okudugu tanitim brosurundeki tam sayfa minyaturdur. Burada Syldavia halkinin bagimsizliklarini kazandiklari kurgusal 'Zileheroum' savasi betimlenir; Herge bunu ortacagda yapilmis bir Turk minyaturu formatindaki savas sahnesiyle anlatir. Anlasilan o ki minyatur sanatinin inceliklerini-ozelliklerini arastirmis bunu kendi stiliyle harmanlamistir. Kalin-belirgin cizgilere, tarama ve golgeleme kullanmamaya, carpici renklere dayanan Linge Claire stili aslinda minyature de oldukca yakindir. Herge kendi stiliyle yarattigi minyaturde persepketif, golge-isik kullanmamak, yahut kisileri kisisel ozellikler kullanarak belirginlestirmemek gibi minyature has ozelliklere de dikkat etmistir. Boylece ortaya Herge stili bu harika minyatur-panel ortaya cikar: 


Hemen yandaki sayfada ise bu sefer kendi stiliyle Ortacag Avrupa kitap minyaturu seklinde bir kare cizerek oraya da bir selam gondermeyi ihmal etmez:


Bu iki ornek gibi yaratici-ilgi cekici farkli yontemlere belki bugun bile bir-cok cizgi romanin tekduze yapisinda rastlayamiyoruz, o yuzden bugun bakildiginda bile oldukca orjinal durmaktalar zira Herge ve cagdaslari kahramanlarini-maceralarini yaratirken ayni zamanda bir sanat turunu de deneysel olarak yaratmaktaydilar.  

17 Haziran 2018 Pazar

Dunya Illustrasyon Odulleri

Bizde her ne kadar hak ettigi degeri, ilgiyi bulmasa da dunyada bircok alanda illustrasyon uretilmeye, kullanilmaya ve begenilmeye devam ediyor. Degisik alanlarda (kitap, cocuk kitaplari, reklamcilik, tanitim, editoryal vb) bir cok ulkeden gecen senenin en iyi illustrasyonlarindan secilen 200 eser Londra Sommerset House'da sergilendi. Cok degisik materyallerle-yontemlerle uretilmis eserler. Bunlardan sectigim bazilari (favorim politik mesaji ve hikayesi ile sonuncusu) :  

Stevie Gee - Cocuklar icin tasarlanmis kutularla tasarim odulu almis illustrasyonlar



Miguel Bustos - Barcelona'da bir kitapevi duvari icin yaratilan eser



Mikyung Lee - Deneysel


Sveta Dorosheva - Reklam kategorisi, burbonun karmasik uretim sureci

Sam Kalda - Insanlar ve Kedileri hakkinda hazirlanmis kitap icin 

Tom Cole - Cocuk Kitaplari 

Sandra Dieckman - Cocuk Kitaplari 

Richard Johnson - Cocuk Kitaplari 

Benji Davies - Cocuk Kitaplari 


Allan Sanders - Cocuk Kitaplari

Paul Blow - Sudan'daki cocuk yasta evlilik uzerine editoryal 

13 Haziran 2018 Çarşamba

Absurd canavar avcisi: Hışım Osman



Para Tuzagi yeni dergi girisimlerinden biri, henuz 3 sayisi cikti gorebildigim kadari ile. CR agirlikli bir dergi olmasi yerli cizgi roman dergilerimizin yakin zamanda pespese kapanmasi yuzunden benim gozumde onu daha ozel yapmakta. Dergiyi sahibi Cihan Kilic hemen hemen butunuyle sirtlamakta. Cihan'in zaten tanidigimiz-sevdigimiz calismasi 'Ve Sinem' ve Hortlak'tan hatirladigimiz harika karakteri 'Sokak Doguscusu' dergiyi doldurmakta ve cok da tatminkar bir seviyede tutmakta zaten (Bunda yayin peryodunun cok da belirli olmamasindan dogan bir serbestlik, uretimde daha cok ozen gosterebilmenin, zaman ayirmanin da yeri inkar edilemez sanirim. Belki de dergiler artik boyle yayinlanmali , bu ayri bir tartisma).



Ama bunlar disinda dergi bambaska bir cizgi romani on plana cikardi; daha once sadece karikaturlerinden tanidigim Nisan Hakan'in calismasi  'Hisim Osman' (Hortlak'in bir ekinde henuz okuyamadigim bir ilk macerasi var galiba ama ilk kez Para Tuzagi ile boyle on plana cikma firsatini yakaladi, son sayida da kapaga tasindi ).



Osman bir "Kilic & Buyu" parodisi temel itibari ile. Kilic & Buyu diye turkceye cevirebilecegimiz Sword & Sorcery cizgi romanlari zamaninda cok populer olduguklari gibi elbette belli bir doyum noktasindan sonra her populer turun basina geldigi gibi parodileri de uretilmistir. Bunlardan en unlusu, ilk akla geleni uzun yillar devam eden Groo 'dur elbette (82).


Conan'in cok sevildigi, yerli kilicbaz kahraman enflasyonu da yasanan ulkemizde de daha once benzer parodi calismalar olmustur; Kenan the Berber(90?) yahut Gaddar Davut(74) gibi.



Ama bu tarz populer kultur anlatilari cogunlukla guncelden beslendigi, peryodik mizah dergilerinde uretildikleri icin uretildikleri donemde kitlelere hitap edebilse de aradan bir sure gecince hem degisen mizah anlayisiyla hem de guncele yaptiklari gondermelerle eskiyebilir; ornegin Berber Kenan bir macerasinda bir karakter olarak 'Dalaniali Bedret' kullanilmistir. Uretildigi donemde (90'lar) cok onemli bir siyasi bir figur olan Bedrettin Dalan bugun okundugunda belli bir yas ustu okur disinda kimseye birsey cagristirmayacaktir. Ama bu eskime payi elbette isin dogasi geregidir.


Yahut Gaddar Davut'un girdigi sehirde karsilastigi 'Komondo' tiplemesinin Girgir tarafindan kullanilan ulkucu steryotipini ifade ettigini 80 oncesi yasananlara vakif olmayan okuyucu es gececektir.


Nisan'in bize sundugu da (ilk basta ustteki oncullerini hatirlatsa da) bugun dolasimda olan, gencleri yakalayacak guncel uzerinden uretilmis espriler, mevzular : gay radar, parti hayvani, twerking, ic camasiri calan canavar, travesti canavar vb. daha cok hollywood komedileri, sitcomlar uzerinden dolasima girmis temalarin canavarlarla ve  oldukca yerel tiplemelerle, durumlarla  (parti hayvani bolumundeki bastonlu teyze gibi) kesismesi, birbirine karismasi sonucu ortaya cikan absurd-deneysel bir mizah dunyasi var Hisim Osman'in ("Hisimla beni Skati" cok eski bir diziye dayaniyor diyebilirsiniz ama yeni bir Star Trek film serisi cekilmekte oldugunu, Skati'nin tekrar popular kultur evreninde dolasima girdigini de unutmayalim).



Umuyorum uzun sureden beri eglenerek okudugum nadir yerli mizah cizgi romanlarindan olan Hisim Osman ve Para Tuzagi yayin araligi belirsiz de olsa devam ederler. 

11 Haziran 2018 Pazartesi